
Memede ağrısız sertlik, ciltte çekilme, meme başındaki değişiklikler ve akıntı gibi küçük belirtiler meme kanserinin erken işaretleri arasında olabilir. Erken tanı için dikkat edilmesi gereken belirtileri öğrenin.
Makaleler
MEME KANSERİNİN KÜÇÜK SİNYALLERİNİ GÖZDEN KAÇIRMAYIN
Memede ağrısız bir sertlikten ciltteki hafif bir çekilmeye kadar bazı değişiklikler meme kanserinin erken dönemdeki işaretleri arasında yer alabiliyor. Kadınlarda sık görülen kanser türlerinden biri olan meme kanserinde erken tanı, tedavi sürecinin en önemli unsurları arasında bulunuyor. Hastalığın başlangıç döneminde belirgin şikâyetlerin ortaya çıkmaması ise meme sağlığındaki küçük değişikliklerin takip edilmesini daha önemli hale getiriyor. Daviva Avcılar Hastanesi Genel Cerrahi Bölümü’nden Op. Dr. Kemal Hünerli, memede fark edilen her değişikliğin kanser anlamına gelmediğini ancak olağan dışı ve kalıcı farklılıkların uzman hekim tarafından değerlendirilmesi gerektiğini belirterek dikkat edilmesi gerekenler hakkında bilgi verdi.
Ağrısız sertlik ilk işaretlerden biri olabilir
Meme kanserinin erken belirtileri kişiden kişiye farklılık gösterebilmektedir. İlk dönemde memede veya koltuk altında ele gelen ağrısız sertlik, meme dokusunun belirli bir bölgesinde ortaya çıkan yoğunluk değişikliği ya da meme başında görülen farklılıklar dikkat edilmesi gereken bulgular arasında yer almaktadır. Meme başının yönünde meydana gelen değişiklikler, meme cildindeki renk farklılıkları ve kendiliğinden gelişen şeffaf ya da kanlı akıntıların da değerlendirilmesi gerekmektedir.
İlerleyen dönemlerde ise meme cildinde “portakal kabuğu” olarak tanımlanan görünüm, ciltte veya meme başında içe doğru çekilme, memelerin büyüklüğünde yeni gelişen asimetri ve koltuk altındaki lenf bezlerinde büyüme gibi daha belirgin değişiklikler ortaya çıkabilmektedir.
Sadece kadınları ilgilendiren bir hastalık değil
Meme kanseri büyük ölçüde kadınlarda görülmekle birlikte erkeklerde de ortaya çıkabilmektedir. Erkeklerde görülen meme kanseri vakaları, tüm meme kanserlerinin yaklaşık yüzde 1’ini oluşturmaktadır. Özellikle ileri yaşlardaki erkeklerin meme ve meme başı çevresinde ortaya çıkan kitle, sertlik, şekil değişikliği veya akıntı gibi belirtileri göz ardı etmemesi gerekmektedir. Genetik yatkınlık, aile öyküsü, ilerleyen yaş ve bazı hormonal faktörler meme kanseri riskini etkileyebilmektedir. Bununla birlikte risk faktörlerinin bulunması, kişinin mutlaka meme kanserine yakalanacağı anlamına gelmemektedir. Benzer şekilde belirgin bir risk faktörünün bulunmaması da düzenli kontrollerin gereksiz olduğu anlamını taşımamaktadır. Özetle erkeklerin de bu konuda dikkatli olması önemlidir.
Yoğun meme dokusunda 3D görüntüleme seçeneği
Meme sağlığının değerlendirilmesinde kullanılacak yöntem; kişinin yaşı, meme dokusunun yapısı ve bireysel risk durumuna göre belirlenmektedir. Klinik muayenenin yanı sıra ultrasonografi ve mamografi gibi radyolojik görüntüleme yöntemlerinden de yararlanılmaktadır.
Son yıllarda kullanılan yöntemlerden biri olan 3D Tomosentez Mamografi, meme dokusunun farklı açılardan ince kesitler hâlinde görüntülenmesine imkân sağlamaktadır. Bu teknoloji, özellikle yoğun meme dokusuna sahip kişilerde dokuların üst üste binmesinden kaynaklanan görüntüleme güçlüklerinin azaltılmasına yardımcı olabilmektedir.
Hangi görüntüleme yönteminin kullanılacağına ve taramaların hangi aralıklarla gerçekleştirileceğine kişinin risk durumu değerlendirilerek hekim tarafından karar verilmesi gerekmektedir.
Tedavi artık hastaya ve tümörün özelliklerine göre şekilleniyor
Meme kanserinde tedavi yaklaşımı; hastalığın evresine, tümörün biyolojik özelliklerine ve hastanın genel sağlık durumuna göre değişmektedir. Cerrahi tedavi, ilaç tedavileri ve radyoterapi tek başına veya birbirini tamamlayacak şekilde uygulanabilmektedir.
Günümüzde tedavi planlarının standart bir şablon yerine kişiselleştirilmiş ve multidisipliner bir yaklaşımla hazırlanması önem taşımaktadır.
Özellikle erken evrede saptanan meme kanserinde tedavi seçeneklerinin ve tedavi başarısının önemli ölçüde artabilmektedir. Bu nedenle kişilerin kendi risk durumlarına uygun tarama programlarını aksatmaması ve memede yeni ortaya çıkan değişiklikleri gecikmeden hekime bildirmesi gerekmektedir.
Korku yerine farkındalığa odaklanın
Meme kanserinde en önemli mesaj ise korku yerine farkındalığa odaklanılması gerektiğidir. Memede meydana gelen değişikliklerin tanınması, uygun yaş ve risk grubunda düzenli taramaların sürdürülmesi ve şüpheli bir değişiklik fark edildiğinde zaman kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulması, erken tanıya olanak sağlamaktadır.