Argon Lazer: Retina Yırtıklarının Ameliyatsız, Dikişsiz Tedavisi

Tedaviler

TedavilerDiğer

Argon Lazer: Retina Yırtıklarının Ameliyatsız, Dikişsiz Tedavisi

Göz önünde aniden beliren ışık çakmaları, uçuşan siyah noktalar veya görme alanında daralma retina dekolmanı habercisi olabilir. Kalıcı görme kaybına yol açabilen retina dekolmanına sebep olan retina yırtıkları henüz dekolman gelişmeden Argon Lazer Fotokoagülasyon yöntemiyle ameliyatsız ve dikişsiz tedavi edilebilir. Klinik verilerle güvenilirliği kanıtlanmış Argon Lazer yöntemiyle gözün ön segmentine zarar vermeden doğrudan hedefe yönelik tedavi sağlanmaktadır.

Daviva Sağlık Grubu Göz Hastalıkları Bölümü’nde deneyimli akademik kadromuzla argon lazer tedavileri yapılmaktadır.

“Argon lazer tedavisi retina dekolmanını tamamen iyileştirir mi?”, “Argon lazer işlemi sırasında ağrı olur mu?” gibi merak edilen bütün soruların yanıtlarını yazımızda bulabilirsiniz.

Argon Lazer Tedavisi Nedir?

Argon lazer tedavisi, özellikle retina hastalıkları ve glokomun yönetiminde kullanılan, yüksek enerjili mavi-yeşil ışık demetleri aracılığıyla dokuları onaran invaziv olmayan (cerrahi kesi gerektirmeyen) bir tedavi yöntemidir. Modern tıpta "lazer fotokoagülasyon" olarak da bilinen bu işlem, odaklanmış ışık enerjisini kullanarak mikroskobik düzeyde termal (ısı) etkiler yaratır ve bir nevi "lazer neşter" veya "kaynak makinesi" görevi görür.

Argon Lazer Nasıl Çalışır?

Argon lazer, uyarılmış argon gazı atomlarından elde edilen mavi-yeşil (488-514 nm) dalga boyundaki yoğunlaştırılmış ışık demetidir.

  • Argon lazerin en büyük avantajı, ışığın doku seçebilme özelliğidir. Lazer ışığı, gözün ön kısmında bulunan kornea, lens ve göz içi sıvısı gibi şeffaf yapılardan hiçbir hasar oluşturmadan geçer.
  • Bu özellik, gözün içine cerrahi bir kesi ile girmeye gerek kalmadan, dışarıdan doğrudan arka segmentteki (retina) hedef bölgeye ulaşılmasını sağlar.
  • Işığın dokuyla buluştuğu noktada fiziksel bir enerji dönüşümü yaşanır.
  • Lazer enerjisi, retinadaki pigmentli hücreler ve kandaki kırmızı hemoglobin tarafından yüksek oranda emilir.
  • Emilen ışık enerjisi anında kontrollü bir ısıya dönüşür. Bu ısı, doku proteinlerinin yapısını değiştirerek mikroskobik düzeyde pıhtılaşma sağlar. Tıbbi literatürde bu durum, "dokunun faydalı bir sonuç elde etmek amacıyla kontrollü tahribatı" olarak tanımlanır.

Argon Lazer Hangi Göz Hastalıklarında Kullanılır?

  • Retina Dekolmanı ve Retina Yırtıkları

Argon lazerin en kritik kullanım alanlarından biridir. Retinada oluşan yırtıkların etrafına noktasal kaynak yapılarak doku alttaki tabakaya sabitlenir.

Amaç, sıvının yırtıktan içeri sızmasını durdurarak, acil cerrahi gerektiren retina dekolmanını önlemektir.

  • Diyabetik Retinopati (Şeker Hastalığına Bağlı Göz Hasarı)

Argon lazer diyabet hastalarında görülen damar bozukluklarının tedavisinde kullanılabilir. .

Oksijensiz kalmış retina bölgeleri lazerle yakılarak görme kaybına yol açan anormal yeni damar oluşumları engellenir. Ayrıca sızıntı yapan kılcal damarlar kapatılarak kanama ve ödem riski azaltılır.

  • Glokom (Göz Tansiyonu)

Göz içi basıncını düşürmek ve sıvı tahliyesini kolaylaştırmak için argon lazer kullanılabilir.

  • Retinal Vasküler (Damarsal) Hastalıklar

Göz damarlarında tıkanıklıklar ve buna bağlı gelişen komplikasyonların yönetiminde argon lazer yöntemi kullanılabilir.

Damar tıkanıklığına bağlı gelişen ödem ve yeni damar oluşumlarının tedavisinde etkilidir.

Retina altında biriken sıvı sızıntısını durdurmak için sızıntı noktası lazerle kapatılır.

  • Makula Dejenerasyonu (Sarı Nokta Hastalığı)

Belli vakalarda, merkezi görmeye zarar veren anormal kan damarlarını yok etmek ve kanamayı durdurmak amacıyla tercih edilebilir.

Argon Lazer Tedavisinin Avantajları Nelerdir?

  • Argon lazer, mikro alanların hedeflenmiş tedavisine olanak tanır. Lokalize ve yoğun ışık demeti sayesinde sadece hastalıklı bölgeye müdahale edilirken, komşu sağlıklı dokuların zarar görmesi engellenir.
  • Ameliyatsız, dikişsiz ve kesi gerektirmeyen bir tedavi yöntemidir. Genellikle ağrısızdır ve hastaların günlük aktivitelerine hızla dönmesine imkan tanır.
  • Klinik araştırmalar, retina yırtıkları ve deliklerinde uygulanan argon lazer tedavisinin retina dekolmanını önlemede çok yüksek bir başarı oranına sahip olduğunu göstermektedir.
  • Diyabetik retinopati vakalarında, kanamayı durdurma ve retinal kan akışını iyileştirme yeteneği sayesinde görme kaybı riskini azaltabilmektedir.
  • Sızdıran mikroanevrizmaları ve anormal kan damarlarını mühürleme özelliğiyle damar hastalıklarının yönetiminde etkilidir.
  • Lazer ışığı kornea ve lensten güvenle geçer. Bu sayede dokularda kalıcı bir hasara yol açmaz.
  • Geleneksel cerrahi tekniklerle karşılaştırıldığında, enfeksiyon riski çok daha düşüktür.
  • Sadece retina hastalıklarında değil, glokomda göz içi basıncını düşürmede ve bazı göz kapağı lezyonlarında yardımcı tedavi olarak başarıyla kullanılır.

Argon Lazer Tedavisinin Riskleri ve Yan Etkileri

  • Göz bebeğinin genişletilmesi ve lazerin parlak ışığına maruz kalınması nedeniyle işlem sonrası birkaç saat sürebilen görme bulanıklığı yaşanması normaldir.
  • İşlemden sonraki ilk saatlerde ışığa karşı aşırı duyarlılık ve göz önünde ışık çakmaları görülebilir.
  • Uygulama sırasında kullanılan kontakt lens nedeniyle gözde hafif bir batma veya sulanma hissi oluşabilir.

Bu sorunlar genellikle işlem sonrası kısa sürede kendiliğinden düzelen durumlardır. Argon Lazer tedavisinden sonra bu şikayetlerin yanı sıra;

  • Diyabet hastalığına bağlı geniş alanlı lazer uygulamalarında yan görüşte hafif daralmalar meydana gelebilir.
  • Bazı hastalarda karanlığa adaptasyon süresinin uzaması veya gece görüşünde azalma görülebilir.
  • Argon Lazer tedavisi nadiren de olsa geçici olarak sarı noktada sıvı birikmesine neden olabilir.
  • Özellikle yüksek yoğunluklu lazer enerjisi kullanıldığında, makula üzerinde çok ince bir zar oluşumu riski mevcuttur.
  • Özellikle glokom işlemlerinden sonra göz tansiyonunda ani bir yükselme görülebilir. Bu nedenle işlem sonrası 1-2 saat basınç takibi yapılır.
  • Yanlış odaklama durumunda geçici kornea yanıkları veya iris hasarı oluşabilir. Ancak yapılan bilimsel çalışmalar doğru dozajla yapılan işlemlerde kornea hücrelerinin ve lens şeffaflığının güvende olduğunu göstermektedir.
  • Çok sayıda seans alanlarda veya diyabet hastalığı kontrol altında olmayanlarda katarakt gelişimi hızlanabilir.

Uzman hekimlerin elinde ve doğru teknolojik ekipmanla uygulandığında bu komplikasyonların görülme riski oldukça düşük olduğu unutulmamalıdır.

Argon Lazer Tedavisi Nasıl Uygulanır?

İşlem öncesi hazırlıklar

  • Argon lazer tedavisine başlamadan önce hastanın görme keskinliği ölçülür. Göz içi basıncı kontrol edilir. Lazer uygulanacak sızıntı veya yırtık noktaları tam olarak belirlenir.
  • Göz tansiyonu hastalarında, işlem sonrası basınç yükselmesini önlemek için 30-60 dakika önce koruyucu damlalar damlatılır.
  • Retina işlemleri için göz bebeğini büyütücü, iridoplasti için ise irisi gerginleştirmek amacıyla daraltıcı damlalar uygulanır.
  • Kuru göz şikayeti olan hastalarda yüzey sağlığı kontrol altına alınır.
  • İşlem öncesi hastaya amacın görmeyi artırmak değil, mevcut görmeyi korumak olduğu hatırlatılır.

Argon Lazer İşlem süreci

  • İşlem genellikle poliklinik şartlarında, özel bir lazer odasında gerçekleştirilir.
  • Göz yüzeyi uyuşturucu damlalarla tamamen duyarsız hale getirilir. Hasta, çenesini ve alnını cihazın desteklerine yaslayarak oturtulur. Başın sabit tutulması milimetrik hassasiyet için hayati önem taşır.
  • Göz kapaklarını açık tutmak ve lazer ışığını hedef noktaya tam odaklamak için göze özel bir kontakt lens yerleştirilir.
  • Doktor, dokuya zarar vermeyen kırmızı bir "nişan lazeri" kullanarak uygulama yapılacak alanı belirler.
  • Cihazdan milisaniyelik, yoğun mavi-yeşil ışık atışları yapılır.
  • Hasta bu sırada parlak ışık parlamaları görür.
  • Genellikle "sinek ısırığı" veya hafif bir batma hissi yaşanır. Atış sayısı arttıkça bu rahatsızlık hissi bir miktar artabilir.
  • Argon Lazer tedavisi ortalama 10-20 dakika sürer.

Argon Lazer Tedavisi Sonrası Dikkat Edilmesi Gerekenler

Argon lazer tedavisi sonrası tamamen normale dönmek genellikle 1-2 hafta sürer. İyileşme sürecinin sağlıklı sürdürülebilmesi için argon lazer işleminden sonra dikkat edilmesi gerekenler şu şekilde sıralanabilir.

  • İşlem sırasında kullanılan göz bebeği büyütücü damlaların etkisi 6-12 saat sürebilir. Görme bulanık olacağı ve ışık hassasiyeti devam edeceği için işlem günü araç kullanılmamalıdır.
  • Işık hassasiyetini yönetmek ve gözü UV ışınlarından korumak için dışarıda güneş gözlüğü takılmalıdır.
  • En az bir hafta boyunca gözlerinize baskı uygulamayın veya ovmayın. Ovma işlemi, lazerle tedavi edilen hassas bölgeyi bozabilir veya enfeksiyona yol açabilir.
  • İlk birkaç gün boyunca göze su, sabun veya şampuan kaçırmamaya özen gösterilmelidir. Ayrıca enfeksiyon riskine karşı en az 1-2 hafta göz makyajı yapılmamalıdır.
  • Enfeksiyonu önlemek ve oluşabilecek ödemi azaltmak için reçete edilen steroidli veya antibiyotikli damlalar, doktorun belirttiği takvime göre titizlikle kullanılmalıdır.
  • İşlem sonrası ilk 48 saat boyunca yoğun ekran kullanımı ve uzun süreli okuma gibi gözü yoran aktiviteler kısıtlanmalıdır.
  • Göz içi basıncında ani yükselmeleri önlemek için ilk bir hafta boyunca ağır kaldırmaktan, eğilmekten ve ıkınmayı gerektiren yorucu egzersizlerden kaçınılmalıdır.
  • Tozlu, dumanlı veya aşırı rüzgarlı ortamlardan uzak durulmalıdır.
  • Diyabetik retinopati nedeniyle tedavi gören hastaların kan şekeri seviyelerini çok sıkı kontrol etmeleri gerekir. Yüksek seyreden kan şekeri, lazer sonrası retinada ödem oluşma rikini artırabilir.

Argon Lazer Tedavisi İçin Ne Zaman Doktora Başvurulmalıdır?

  • Görüşte perdelenme
  • Işık çakmaları
  • Göz önünde uçuşan cisimlerde artış
  • Ani görme kaybı
  • Gözde şiddetli ağrı ve bulanıklık gibi belirtiler retina yırtılması, dekolman veya akut glokom krizi gibi ciddi durumların habercisi olabilir.
  • Hiçbir şikayet olmasa bile diyabet hastalarının retinadaki yeni damar oluşumu veya makula ödemini erken saptamak için yılda en az bir kez kapsamlı muayenesi önemlidir.
  • İlaç tedavisine rağmen göz tansiyonu kontrol altına alınamayan hastalarda ve ilaç kullanımını azaltmak hedefleniyorsa Argon Lazer uygulaması değerlendirilebilir.

ARGON LAZER HAKKINDA SIK SORULAN SORULAR

Argon lazer tedavisi retina dekolmanını tamamen iyileştirir mi?

Argon lazerin başarısı, hastalığın hangi evrede yakalandığına bağlıdır.

  • Argon lazer, retina dekolmanını iyileştirmekten ziyade önlemede çok yüksek bir başarıya sahiptir. Yapılan bilimsel çalışmalarda retina yırtık ve deliklerinin tam bir dekolmana dönüşmesini engellemede yüzde %90’a yakın bir başarı oranı bulunmaktadır.
  • Küçük ve sınırlı alanlardaki retina dekolmanlarında lazer ile alanın etrafına bariyer örülerek sıvının daha fazla ilerlemesi durdurulabilir. Bu durumlarda cerrahiye gerek kalmadan iyileşme sağlanabilir.
  • Eğer retina dekolmanı genişlemişse, balonlaşma yapmışsa veya görme merkezini etkilemişse, argon lazer tek başına yeterli değildir. Bu aşamada vitrektomi veya skleral çökertme gibi cerrahi müdahaleler zorunludur.
  • Argon Lazer, retinayı alttaki dokuya noktasal kaynak yaparak sabitler. Ancak bu işlem, yırtığa neden olan göz içi jelin (vitreus) çekme kuvvetini ortadan kaldırmaz.
  • Başarılı bir lazer uygulamasına rağmen, gözün farklı bir bölgesinde yeni yırtıklar oluşabilir. Araştırmalar, lazer tedavisi alan hastaların yaklaşık %20’sinde ilerleyen dönemde ek lazer seansına veya cerrahi müdahaleye ihtiyaç duyabileceğini göstermektedir.

Argon lazer, retina dekolmanını oluşmadan yakaladığında tam bir tedavi sayılabilir ve körlük riskini ortadan kaldırır. Ancak tam dekolman gelişmiş vakalarda lazer, cerrahiye yardımcı bir yöntem olarak kullanılır.

Argon Lazer işlemi sırasında veya sonrasında ağrı hissedilir mi?

Argon lazer tedavisi genel olarak iyi tolere edilen, cerrahi kesi gerektirmeyen poliklinik ortamında yapılan bir işlemdir. Ağrı ve rahatsızlık hissi, uygulanan bölgeye ve enerji seviyesine göre değişkenlik gösterir.

  • Uygulama başlamadan önce göze damlatılan uyuşturucu damlalar, ağrı hissini büyük oranda ortadan kaldırır.
  • Çoğu hasta şiddetli bir ağrı hissetmez. Ancak lazer atışları sırasında gözde hafif batma, sızı, iğne batması veya minik bir elektrik çarpması gibi kısa süreli hisler oluşabilir.
  • Lazer ışınını tam odaklamak için göze yerleştirilen özel kontakt lens, göz küresi üzerinde hafif bir basınç veya dolgunluk hissi yaratabilir.
  • Yeni nesil cihazlarda kullanılan çok kısa süreli lazer atışları, geleneksel yöntemlere göre ağrıyı önemli ölçüde azaltmaktadır.
  • Retinanın ön kısımları tedavi edilirken veya diyabet için yapılan geniş alanlı işlemlerde hassasiyet bir miktar daha fazla olabilir.
  • Gözün arka planındaki pigment yoğunluğu yüksekse, lazer enerjisi daha fazla emileceği için rahatsızlık hissi bir miktar artabilir.
  • Daha önce çok sayıda lazer seansı almış gözlerde hassasiyet eşiği değişebilir.
  • Tedavi bittikten sonraki ilk saatlerde hafif bir baş ağrısı veya gözde kaşıntı, kuruluk ve yabancı cisim hissi yaşanması normaldir.
  • Bu rahatsızlıklar genellikle geçicidir ve 1-2 gün içinde tamamen kaybolur.
  • İşlem sonrası oluşabilecek hafif baş ağrıları veya sızılar için basit ağrı kesiciler genellikle yeterlidir.
  • Nadir durumlarda, hasta ağrıyı tolere edemeyecek kadar hassas ise doktor ek anestezi yöntemleri kullanabilir.

Argon lazer tedavisi ağrılı bir işlem değildir. Hastaların büyük çoğunluğu işlemi sadece hafif bir rahatsızlık olarak tanımlar ve seans biter bitmez kendi başlarına klinikten ayrılabilirler.

Lazer tedavisi görme keskinliğini artırır mı?

Argon lazer tedavisinde birinci amaç olanı korumak üzerine kuruludur. Ancak hastalığın türüne göre sonuçlar farklılık gösterebilir.

  • Argon lazerin birincil görevi görmeyi artırmak değil, mevcut görme seviyesini sabitlemek ve hastalığın daha kötüye gitmesini engellemektir.
  • Santral Seröz Koryoretinopati gibi vakalarda, retina altındaki sızıntı noktası lazerle kapatıldığında sıvı çekilir ve bu durum görme keskinliğinde doğrudan bir artış sağlayabilir.
  • Diyabetik maküler ödem gibi bazı hastalıklarda sızdıran damarların kapatılması, retinanın daha fazla şişmesini önleyerek görmenin uzun vadede korunmasını sağlar.

Argon lazer tedavisi gözlükten kurtulma veya görmeyi mükemmelleştirme operasyonu değildir. Gözün içerisindeki sorunları gidermek ve mevcut görme durumunu koruyan tıbbi bir müdahaledir.

Kaç seans uygulama yapılması gerekir?

Seans sayısı hastalığın türüne ve yaygınlığına göre değişir. Küçük bir retina yırtığı tek seansta kapatılabilir. Diyabet hastalığına bağlı durumlarda gözü yormamak adına 3 veya 4 seansa bölünebilir.

Randevu Al