Üroloji Nedir? Hangi Hastalıklara Bakar ve Tedavi Yöntemleri

Üroloji, hem erkek hem de kadınların böbrek, mesane ve idrar yolları sağlığını kapsayan bir bilim dalıdır. Ayrıca ürolojik kanserler ve çocuk ürolojisi de üroloji bölümü çatısı altında değerlendirilir.

Daviva Sağlık Grubu Üroloji Bölümü; ürolojik kanserler (üroonkoloji) başta olmak üzere, böbrek ve idrar yolu taşlarının tedavisi, HoLEP teknolojisi ile gerçekleştirilen kapalı prostat ameliyatları ve çocuk ürolojisi gibi uzmanlık gerektiren tüm alanlarda, modern cerrahi yöntemleri hasta odaklı bir yaklaşımla birleştirerek hizmet vermektedir.

Üroloji Nedir?

Halk arasında Bevliye olarak da bilinen üroloji, erkek ve kadınların idrar yollarına ve erkeklerin üreme sistemine odaklanan hem cerrahi hem tıbbi bir uzmanlık dalıdır. Üroloji konusunda uzmanlaşmış doktorlara ürolog denir. Ürologlar, böbrek taşı, idrar yolu enfeksiyonları, mesane kanseri ve prostat sorunları gibi rahatsızlıkları lazer ve endoskopik cerrahi gibi gelişmiş, minimal invaziv teknikler kullanarak tedavi ederler.

Üroloji Hangi Hastalıklara Bakar?

Üroloji, erkek ve kadın idrar yollarının (böbrekler, mesane, üreterler, üretra) ve erkek üreme sisteminin hastalıklarını tedavi eder. Sık görülen rahatsızlıklar arasında böbrek taşları, idrar yolu enfeksiyonları (İYE), idrar kaçırma, prostat büyümesi, prostat kanseri, mesane kanseri, testis kanseri, ereksiyon bozukluğu ve erkek kısırlığı yer alır.

Böbrek ve İdrar Yolu Taşları

Böbrek ve idrar yolu taşları hem erkekler hem de kadınlarda görülen ortak bir sorundur. Genellikle yeterli sıvı tüketmemekten kaynaklanır ancak böbrek ve idrar yolu taşlarının oluşmasında farklı etkenler de bulunmaktadır.

Kalsiyum, oksalat ve ürik asit gibi minerallerin yüksek konsantrasyonlarından dolayı böbreklerde oluşan katı kristal şeklindeki böbrek ve idrar yolu taşları çok şiddetli ağrıya yol açabilir.

Böbrek ve idrar yolu taşlarının neden olduğu ağrı kaburgaların altında ve sırt bölgesinde yaşanabileceği gibi karnın alt bölgesi ve kasıklarda da hissedilebilir.

Böbrek ve idrar yolları taşlarının belirtileri arasında ağrıyla birlikte şunlar da yaşanabilir:

  • Mide bulantısı ve kusma
  • Enfeksiyon varsa ateş ve titreme
  • İdrar yaparken ağrı
  • Normalden daha sık idrara çıkma
  • Bulanık veya kötü kokulu idrar

Böbrek ve idrar yolları taşlarının tedavisinde şu yollar izlenebilir.

Genellikle 5 mm’den daha küçük taşların cerrahi müdahale yapılmadan vücuttan atılması hedeflenir. Bunun için bol su tüketimi ve ağrı kesici ilaçlarla birlikte alfa bloker olarak bilinen, üreterdeki kasları gevşetip taşın daha hızlı atılmasını sağlayan ilaçlar kullanılabilir.

Kendiliğinden düşmeyen böbrek ve idrar yolları taşlarının tedavisinde;

  • Şok dalga tedavisi olarak bilinen ESWL
  • Ureteroskop denilen idrar kanalından taşa ulaşılan yöntem
  • Perkütan nefrolitotomi denilen cerrahi yöntem uygulanabilir.

İdrar Yolu Enfeksiyonu

İdrar sisteminde çoğunlukla mesane veya üretrada meydana gelen, ağrı, yanma ve sık idrara çıkmaya neden olan bakteriyel bir enfeksiyondur. Kadınlarda erkeklere göre daha fazla yaşanan idrar yolu enfeksiyonu mesane iltihabı (sistit), üretra iltihabı ve böbrek iltihabı gibi idrar yollarının alt ya da üst kısmında gerçekleşebilir.

Mesane ve üretra enfeksiyonları, her ikisi de alt idrar yolu enfeksiyonudur ve bazı benzer semptomları paylaşırlar. Ancak idrar yolunun farklı bölgelerini etkiledikleri için aralarında farklılıklar vardır.

Mesane iltihabı (sistit) belirtileri;

  • Sık idrara çıkma isteği
  • Mesane boş olsa bile idrara çıkma isteğinin çok güçlü olması
  • Mesanenizin dolu olduğu hissi
  • Karın veya sırt bölgesinde kramp
  • Keskin kokulu veya bulanık idrar
  • Hafif ateş
  • İdrarda kan
  • Cinsel ilişki sırasında ağrı

Üretral enfeksiyon belirtileri:

  • İdrar yaparken ağrı veya yanma
  • İdrara çıkmada zorluk
  • Sık idrara çıkma
  • Mesane boş olsa bile idrara çıkma isteğinin çok şiddetli olması
  • İdrar yapmadığı zamanlarda bile kaşıntı, rahatsızlık ve ağrı
  • Cinsel ilişki sırasında ağrı
  • İdrarınızda kan
  • Üretral açıklıktan veya vajinadan gelen akıntı

Bazı durumlarda, idrar yolu enfeksiyonu tedavi edilmezse veya daha şiddetli hale gelirse böbrek enfeksiyonuna dönüşebilir. Böbrek enfeksiyonları çok ciddidir ve tehlikeli komplikasyonlara yol açabilir.

Böbrek iltihabı belirtileri şu şekildedir:

  • Ateş
  • Titreme
  • Sırt, yan veya karın ağrısı
  • Bulantı
  • Kusma

Bol su içmek ve ağrı kesiciler semptomları hafifletmeye yardımcı olsa da idrar yolları enfeksiyonlarının tedavisi antibiyotik kullanmaktır.

İdrar Kaçırma

İdrar kaçırma yaygın bir sorundur ve gülerken, öksürürken, hapşırırken veya egzersiz yaparken ara sıra meydana gelen sızıntılardan, mesaneyi tamamen kontrol edememeye kadar değişebilir.

İdrar kaçırmanın farklı türleri bulunur:

  • Stres kaynaklı idrar kaçırma: Öksürme, hapşırma, gülme, yürüme ve kaldırma gibi aktiviteler sırasında az miktarda idrar kaçırma durumudur.
  • Sıkışma tipi idrar kaçırma: İdrara çıkma ihtiyacının aniden ve şiddetli bir şekilde hissedilmesiyle ilişkili olarak ortaya çıkan istemsiz idrar kaybıdır.
  • Taşma tipi idrar kaçırma: Mesanenin tam boşalamayıp kapasitesinin üzerine çıkması sonucu sızıntı şeklinde yaşanır.
  • Karma tip idrar kaçırma: Hem stres hem de sıkışma tipinin bir arada görülmesidir.

Kadınlarda hamilelik sonrası ve menopoz döneminde, erkeklerde ise prostat sorunlarıyla birlikte sık görülebilir. Hem erkeklerde hem kadınlarda aşırı kilo idrar kaçırma nedeni olabilir.

İdrar kaçırma tedavisinde Kegel egzersizi gibi pelvik taban egzersizleri, kilo vermek, kafein ve alkol tüketimini azaltmak uygulanan yöntemler arasındadır. İdrar kaçırmanın cerrahi yöntemlerle tedavisi de mümkündür.

Üroloji Erkeklerde Hangi Hastalıklara Bakar?

İyi Huylu Prostat Büyümesi

Prostat erkek üreme sisteminin parçası olan bir salgı bezidir. Bu salgı bezi belli bir yaştan sonra büyümeye başlar. İyi huylu prostat büyümesi kanserli olmayan ancak idrar yolunda rahatsız edici sorunlara yol açan bir durumdur.

Erkeklerde çok yaygın bir sorundur. Bazı erkeklerde erken dönemde de büyümeye başlayabilir ancak prostat büyümesi genellikle orta yaşlarda başlar. 50-60 yaş arası erkeklerin yaklaşık %50'sinde, 80 yaş üstü erkeklerin %90'ında rahatsız edici semptomlara neden olabilir.

İyi huylu prostat büyümesi belirtileri genel olarak şu şekilde sıralanabilir:

  • İdrar yapmada zorluk
  • Sık veya acil tuvalet ihtiyacı
  • Gece boyunca birkaç kez tuvalete kalkma
  • İdrar akışının sonunda damlama ve bazen idrar kaçırma
  • İleri düzey büyümelerde hiç idrar çıkaramamak

Özellikle tuvalet alışkanlıklarındaki bu değişiklikler yorgunluk ve uykusuzlukla birlikte günlük aktivitelerde kısıtlamalara neden olarak yaşam kalitesini etkileyebilir.

İyi huylu prostat büyümesi tedavisinde öncelikle yaşam tarzı değişiklikleri önerilmektedir. Gün içerisinde hiç tuvalet ihtiyacı yokken bile belirli aralıklarla tuvalete gitmek, tuvalet ihtiyacını ertelememek, kilo kontrolünü sağlamak, dengeli ve sağlıklı beslenmek bazı durumlarda fayda sağlamaktadır.

Bu yaşam tarzı değişiklikleriyle birlikte doktorun tavsiye edeceği ilaçlar da tedavinin önemli bir basamağını oluşturur.

Uygun hastalarda cerrahi yöntemler prostat büyümesine bağlı yaşanan idrar yolu tıkanıklığı sorununu genellikle çok etkili bir şekilde ve uzun süreli olarak giderir.

Varikosel

Testislerdeki damarların bacaklarda yaşanan varis benzeri bir şekilde genişlemesidir. Genellikle sol testiste oluşur.

Varikosel, düşük sperm üretimi, düşük sperm kalitesi ve erkek kısırlığının yaygın nedenlerinden biridir. Ayrıca testis gelişimini bozabilir ve testis küçülmesine yol açabilir.

Varikosel genellikle herhangi bir belirti göstermez. Ancak bazen testiste ağrıya neden olabilir.

Varikosel ağrısının şiddeti fiziksel egzersiz ve uzun süre ayakta durmakla artar. Günün ilerleyen saatlerinde artma eğilimindedir ve uzanıp dinlenince azalır. Varikosel zamanla ilerler ve testislerde belirgin hale gelir. Bazı vakalarda varikosel olan tarafta küçülme yaşanabilir.

Varikosel herhangi bir şikayete yol açmıyorsa ve çocuk sahibi olma konusuna sorun yaratmıyorsa tedavisiz izlenebilir. Ancak varikoselin, erkek kısırlığının cerrahi ile düzeltilebilen en yaygın nedeni olduğu da unutulmamalıdır. Sperm parametrelerinde bozulma ve ağrı şikayetlerinin olduğu durumlarda varikosel ameliyatı tedavide tek seçenektir.

Erektil disfonksiyon (Sertleşme sorunu)

Erektil disfonksiyon veya iktidarsızlık, cinsel aktivite için yeterli sertliğe ulaşamama veya bunu sürdürememe durumudur.

Ereksiyon bozukluğu, özellikle yaşlı erkeklerde çok yaygın bir durumdur.

Yüksek tansiyon, yüksek kolesterol ve diyabet gibi penise kan akışını etkileyen durumlar sertleşme sorununa yol açabilir. Hormonal rahatsızlıklar da neden olabildiği erektil disfonksiyon, endişe ve depresyon gibi psikolojik nedenlerden de kaynaklanabilir.

Sorunun psikolojik ya da fiziksel olmasına göre sertleşme sorununun tedavisi planlanır.

Sorun penise kan taşıyan damarlardaki bir problemden kaynaklanıyorsa kolesterol ve tansiyonu kontrol altına alacak ilaçlar fayda sağlayabilir. Bununla birlikte dengeli beslenme, kilo vermek ve hareketli yaşam gibi yaşam tarzı değişiklikleri de sertleşme sorunu tedavisinde uygulanabilir.

İlaç ve vakum pompası gibi yöntemler de sertleşme sorunu tedavisinde sık tercih edilen seçenekler arasındadır.

Bütün tedavilere yanıt alınamayan durumlarda protez cerrahileri de kullanılabilmektedir.

Psikolojik nedenlerde cinsel terapi ya da bilişsel davranışçı gibi terapilerle sonuç alınabilir.

Erken Boşalma

Orgazm olma zamanını kontrol etmekte zorlanmanız ve orgazmın çok hızlı gerçekleşmesi durumudur. Erken boşalma, erkeklerde en sık görülen cinsel sorundur. Birçok erkek hayatlarının bir döneminde erken boşalma sorunu yaşar. Ara sıra yaşanan erken boşalma vakaları yaygındır ve endişe kaynağı değildir. Ancak, bu durum normalden daha sık yaşanıyorsa bir uzmana danışmak gerekir.

Erken boşalmanın birçok farklı nedeni olabilir.

  • Prostat sorunları
  • Tiroid rahatsızlıkları
  • Depresyon
  • Stres
  • İlişki sorunları
  • Daha önce yaşanan travmatik bir cinsel deneyim erken boşalmaya neden olabilir.

Psikolojik danışmanlık, ilaç tedavileri, Kegel egzersizi gibi pelvik taban egzersizleri erken boşalma tedavisinde uygulanan yöntemlerdir.

Erkek İnfertilitesi (Kısırlık)

Çiftlerin yaklaşık %50'sinin çocuk sahibi olamama nedenlerinden biri olan erkek kısırlığı, korunmasız cinsel ilişkiye rağmen bir yıl içinde gebe kalamama durumu olarak tanımlanır.

Erkek kısırlığının farklı nedenleri olabilir.

  • Testislerde görülen varikosel gibi sorunlar
  • Daha önceki bir enfeksiyon nedeniyle sperm yolunda oluşan tıkanıklık
  • Hipofiz veya hipotalamus rahatsızlıklarından kaynaklanan hormonal bozukluklar
  • Sigara kullanımı
  • Obezite erkek kısırlığının nedenleri arasında sayılabilir.

Ancak erkek kısırlığı vakalarının neredeyse yarısında neden belirlenemez.

Fiziksel muayene, hormon testleri ve spermlerin analiz edildiği semen testi ile erkek kısırlığının tanısı konulabilir.

Erkek kısırlığının tedavisinde sorunun kaynağına göre farklı yöntemler uygulanabilir.

  • Sigarayı bırakmak ve hareketli bir yaşam tarzı almak atılacak ilk önlemlerden birisidir.
  • Erkek kısırlığının nedeni hormonal bozukluklar ise hormon dengesizliklerini düzeltmek için hormon tedavisi uygulanabilir.
  • Testislerden kaynaklanan varikosel gibi bir sorun için cerrahi yöntemler tercih edilir.
  • Semen örneğinde sperm bulunmayan erkeklerde Mikro-TESE yöntemiyle testis dokusundan mikroskop altında canlı sperm arama işlemi yapılabilir.

Üroloji Kadınlarda Hangi Hastalıklara Bakar?

Mesane Sarkması

Pelvik taban kaslarının zayıflaması sonucu mesanenin sarkması ve vajinaya doğru çıkıntı yapması durumudur.

Mesane sarkmasının en yaygın nedenleri gebelik ve doğumdur. Gebelik ve doğum sırasında yaşanan hormonal değişiklikler pelvik taban kaslarını zayıflatabilir. Gebelik nedeniyle artan ağırlık da durumu tetikler.

Bununla birlikte tek neden gebelik ve doğum değildir. Yine hormonal dengelerin değiştiği menopoz mesane sarkmasına yol açabilir. Kabızlık, kronik öksürük, aşırı kilo da mesane sarkması nedenleri arasındadır.

Mesane sarkması ileri derecede değilse hiçbir belirti vermeyebilir. Ancak ilerleyen mesane sarkması belirtileri şunları içerir;

Vajinada, pelviste, alt karın bölgesinde, kasıkta veya belin alt kısmında rahatsızlık: Prolapsusla ilişkili rahatsızlık genellikle çekme veya ağrı hissi olarak tanımlanır. Cinsel ilişki sırasında veya adet döneminde daha da kötüleşebilir.

  • Vajina bölgesinde ağırlık veya basınç hissi
  • Vajinadan dışarı doğru çıkıntı yapan nemli, pembe bir doku şişliği
  • İdrar kaçırma, özellikle ağır kaldırma, öksürme, gülme veya hapşırma ile daha da kötüleşebilir.
  • Sık idrara çıkma
  • İdrar yolu enfeksiyonları
  • Bağırsak hareketlerinde zorluk çekmek
  • Cinsel ilişki sırasında ağrı, cinsel ilişki sırasında idrar kaçırma veya orgazm olamama
  • Nemli akıntı

Mesane sarkması tedavisi rahatsızlığın seviyesine ve yarattığı sorunlara göre değişkenlik gösterebilir.

  • Kegel egzersizleri ile pelvik kasları güçlendirmek ileri seviyede olmayan mesane sarkmalarında etkili sonuçlar vermektedir.
  • Kabızlık yaşanıyorsa buna yönelik tedavi hem mesane sarkmasını önlemede hem de rahatsızlığın ilerlemesini önlemede önemlidir.
  • Ağır nesneleri kaldırırken doğru teknikleri kullanmak da aynı şekilde mesane sarkması gelişmesini önleyebilir ve var olan rahatsızlığın ilerlemesini yavaşlatabilir.
  • İleri derece mesane sarkması durumlarında cerrahi tedavi seçenekleri değerlendirilebilir.

Tekrarlayan Sistit

Tekrarlayan sistit, 12 ay içinde idrarla kanıtlanmış üç veya daha fazla farklı bakteriyel enfeksiyon veya altı ay içinde iki veya daha fazla enfeksiyon olarak tanımlanır. Genellikle genç, sağlıklı kadınları etkiler.

Tekrarlayan sistitin nedenleri şu şekilde sıralanabilir;

  • Bir önceki sistitte tam olarak tedavi olmamak sistitin tekrarlamasındaki en önemli etkendir.
  • Mesaneyi tamamen boşaltmamak sistit oluşumunu tetikleyebilir.
  • Kötü beslenmenin sistit veya idrar yolu enfeksiyonlarının gelişmesinde gerçekten önemli bir rolü vardır.
  • Sistit veya idrar yolu enfeksiyonuna daha yatkın olan kişilerin vajinal bölge hijyenine ekstra özen göstermeleri gerekir.
  • Bağırsak florasının bozulması sistite yol açan bakterilerin çoğalmasına olanak sağlayabilir.

Sistit tedavisinde yaşam tarzı değişiklikleri ve antibiyotikler etkilidir.

İnterstisyel Sistit (Ağrılı Mesane Sendromu)

Ağrılı mesane sendromunun belirtileri genellikle idrar yolu enfeksiyonlarıyla karıştırılır. Belirtiler benzer olsa da ağrılı mesane sendromunda enfeksiyon yoktur. İdrar yolu enfeksiyonundaki gibi enfeksiyon olmamasına rağmen;

  • Pelvik ağrı, basınç veya rahatsızlık yaygındır.
  • Hem gündüz hem de gece sık idrara çıkma isteği yaşanır.
  • Mesane dolarken hissedilen ve idrar yaptıktan sonra geçebilen ağrı tipik belirtiler arasındadır.

Genellikle kadınlarda görülen bir rahatsızlık olmakla birlikte bazen erkeklerde de ortaya çıkabilir.

Nedeni tam olarak bilinmeyen ağrılı mesane sendromunun tedavisi, semptomları daha etkili bir şekilde yönetmeye, yaşam kalitesini artırmaya ve yaşanan rahatsızlığı en aza indirmeye yöneliktir.

Ağrılı mesane sendromu tedavisi genel olarak şunları içerir:

  • Beslenme düzenindeki değişiklikler; özellikle kafein, alkol ve asidik içecek gibi mesaneyi tahriş edebilecek gıdalardan uzak durmak faydalı olabilir.
  • Stres yönetimi teknikleri ve sıvı dengesi, semptomların şiddetini ve sıklığını azaltmaya yardımcı olabilir.
  • Sigara içmek semptomları kötüleştirebilir. Bu nedenle bırakma konusunda yardım almak olumlu sonuçlar verebilir.
  • Pelvik taban egzersizleri, mesane fonksiyonunu kontrol etmek konusunda ve semptomları azaltmada da faydalı olabilir.
  • Mesane yıkama olarak bilinen; mesanenin çeşitli süreler boyunca bir solüsyonla doldurulması ve ardından bir kateter yoluyla boşaltılması uygulanan tedavi yöntemleri arasındadır.
  • Sinir stimülasyonu denilen, özel cihazlar aracılığıyla hafif elektrik darbelerinin uygulandığı yöntem olumlu sonuçlar verebilir.
  • İlaç tedavisinden fayda görmeyen hastalarda mesane ameliyatları tedavi seçenekleri arasındadır.

Üretral Karünkül

Genellikle menopoz sonrası dönemde oluşan üretral karünkül, üretral açıklıkta iyi huylu bir büyümedir. Bu yumuşak doku büyümesi genellikle ağrısızdır ancak idrar yaparken ya da cinsel ilişki sırasında rahatsızlık verebilir.

Menopoz sonrası östrojen seviyelerindeki değişiklik ve enfeksiyonların neden olmaktadır.

Üretral karünkül genellikle belirti vermese de;

  • İdrar yaparken yanma
  • Cinsel ilişki sırasında ağrı
  • İdrarda kan
  • Genital bölgede basınç hissi
  • Nadir durumlarda hafif kanama, genital bölgede yanma ve kaşıntı gibi belirtiler verebilir.

Östrojen kremleri ve doku büyümelerinin çok rahatsızlık verdiği durumlarda cerrahi yöntemler tedavi seçenekleri arasındadır.

Üroonkoloji (Ürolojik Kanserler)

Üroonkoloji yani ürolojik kanserler idrar sistemi ve erkek üreme organlarını etkileyen kanserlerin tanı, tedavi ve yönetimine odaklanır. Prostat, mesane, böbrekler, testisler ve üreter kanserlerini içerir.

Prostat Kanseri

Erkeklerde en sık görülen kanser türlerinden biridir. Çoğunlukla 50 yaş üstü erkekleri etkileyen, prostat bezinin sık görülen kötü huylu tümörüdür. Erken teşhis edildiğinde prostat kanserinin tedavisinde yüz güldürücü sonuçlar alınmaktadır.

Prostat kanseri erken evrelerde hiçbir belirti vermeyebilir. Bu nedenle rutin kontroller hayati önem taşımaktadır.

Prostat kanseri belirtileri genel olarak şu şekilde sıralanabilir:

  • İdrar yapmakta zorlanmak; zayıf veya kesintili idrar akışı
  • Mesaneyi tamamen boşaltamamak
  • İdrara çıkmada yanma ve ağrı
  • Sık veya acil idrara çıkma ihtiyacı
  • İdrarda veya menide kan
  • Ereksiyon zorluğu
  • Bel ağrısı
  • Kilo kaybı

Bu belirtiler aynı zamanda iyi huylu prostat büyümesinin de belirtileri olabilir. Bu nedenle ayırıcı tanının dikkatli yapılması tedaviye yön vermektedir.

  • Prostat kanserinin teşhisinde fizik muayene önemlidir. Prostatın fiziksel muayenesi parmakla rektal muayene yöntemiyle yapılır.
  • Prostat bezinin hücreleri tarafından üretilen bir protein olan PSA seviyeleri PSA testiyle ölçülür. PSA değerleri prostat kanseriyle ilgili fikir verse de yüksek olması prostat kanseri olduğunuz anlamına gelmez.
  • Transrektal ultrason ve Manyetik Rezonans (MR) prostat kanserinin teşhisinde kullanılan görüntüleme yöntemleridir.
  • Prostat kanserinin kesin tanısı biyopsi ile konulmaktadır.

Prostat kanserinin tedavisi hastanın yaşı, kanserin evresi ve kanserin agresiflik derecesine göre planlanır.

İleri yaşlı hastalarda ve yavaş ilerleyen prostat kanserlerinde izlem yolu tercih edilebilir. Bu durumda hasta rutin aralıklarla kontrol edilmektedir.

Prostat kanseri ameliyatı radikal prostatektomi olarak bilinir. Radikal prostatektomi ameliyatında prostatın tamamı çıkartılır. Kanserin yayılıp yayılmadığını görmek için prostata yakın lenf nodları da bu ameliyat sırasında çıkartılabilir.

Radyoterapi, kemoterapi, hormon tedavisi, immünoterapi gibi yöntemler hastanın durumuna göre planlanır.

Mesane Kanseri

Genellikle mesaneyi kaplayan zarda ortaya çıkar. Ancak mesane içinde farklı dokulardan köken alan mesane kanserleri de mevcuttur. Mesane kanserinin tekrarlama ihtimali fazla olsa da tedavisinde başarı oranı oldukça yüksektir.

Sigara içmek ve kimyasal maruziyet mesane kanserinin en önemli risk faktörleri arasındadır.

Mesane kanserinin belirtileri şu şekilde sıralanabilir:

  • İdrarda kan mesane kanserinin en tipik belirtisidir.
  • Sık idrar yolu enfeksiyonları
  • Sırt bölgesinde ağrı.
  • Ağrılı ve sık idrara çıkma
  • Sık idrara çıkma

Bu belirtiler her zaman mesane kanseri anlamına gelmeyebilir. Bu nedenle zaman kaybetmeden üroonkoloji konusunda uzman bir doktora başvurmak önemlidir.

Mesane kanserinin tedavisinde farklı yöntemler uygulanabilir.

Metastaz yapmamış yani mesane kanser hücreleri vücudun uzak bölgelerine yayılmamışsa tedavi genellikle ameliyattır.

Mesane kanseri erken evre yani kas duvarlarına yayılmamışsa mesanenin içini immünoterapi veya kemoterapi ilaçlarıyla yıkama işlemi olarak bilinen intravezikal tedavi uygulanabilir.

Mesane kanseri kas duvarına yayılmış hastalarda radikal sistektomi denilen mesanenin ve komşu lenf nodlarının cerrahi yöntemlerle çıkartılması uygulanabilir.

Ameliyat sonrası mesane içine sonda yardımıyla BCG aşısı ve kemoterapi uygulaması yapılabilir.

Böbrek Kanseri

Böbrek kanserlerinin çoğu, böbreğin içindeki tübüller adı verilen küçük filtreleme ünitelerinde başlar. Renal hücreli karsinom denilen bu tür böbrek kanserlerinin neredeyse %90’ını oluşturur.

Böbrek kanseri genellikle bir böbrekte görülür. Ancak nadir de olsa her iki böbrekte de gelişebilir.

Böbrek kanserlerinin büyük bir çoğunluğu yayılma göstermeden yani böbreğin içindeyken teşhis edilebildiği için tedavisinde başarılı sonuçlar alınır.

Böbrek kanserinin belirtileri şu şekildedir.

  • Böbrek kanserinin en yaygın belirtisi idrarda kan görülmesidir.
  • Yanlarda ve sırt bölgesinde ağrı
  • Yorgunluk
  • Açıklanamayan kilo kaybı
  • Ayak bileklerinde veya bacaklarda şişlik

Böbrek kanseri teşhisinde, ultrason, Bilgisayarlı Tomografi (BT), sistoskopi ve biyopsi gibi yöntemler uygulanabilir.

Böbrek kanseri tedavisinin ilk basamağı cerrahidir. Radikal nefrektomi denilen böbreğin tamamının çıkartıldığı yöntemle birlikte sadece tümörlü kısmın çıkarılmasını içeren parsiyel nefrektomi yani böbrek koruyucu cerrahi de uygulanabilir.

Ameliyat olamayacak durumda olan hastalar için tümörün özel bir iğneyle dondurularak yok edilmesini içeren kriyoblasyon ya da radyofrekans ablasyon yöntemi de tedavi seçenekleri arasındadır.

Testis Kanseri

Genellikle 15 - 35 yaş arası genç erkeklerde görülmekle birlikte her yaşta ortaya çıkabilir. Anne karnındaki gelişim sürecinde testislerin torbaya inmemesi durumu yani inmemiş testis rahatsızlığı olan çocuklarda testis kanseri görülme sıklığı daha fazladır.

Testis kanseri belirtileri genel olarak şunlardır:

  • Testislerde ağrısız kitle veya şişlik testis kanserinin en yaygın belirtisidir.
  • Testislerin kıvamında değişiklik
  • Testislerde ağırlık hissi
  • Alt karın bölgesinde veya kasıkta hafif bir ağrı
  • Skrotum denilen testis torbalarında aniden sıvı birikmesi
  • Erkek çocuklarda yüz ve vücut kıllarının anormal derecede erken yaşta çıkması
  • Kanser yayılırsa bel ağrısı

Testis kanserinin birincil tedavi yöntemi etkilenen testisin ameliyat ile çıkartılmasıdır. Orşiektomi denilen bu yöntem sırasında estetik kaygıları olan hastalar için testis torbasına yapay testis protezi yerleştirilebilir.

Testis kanseri ameliyatından sonra tekrarlanmasını önlemek için radyoterapi ve kemoterapi tedavileri de uygulanabilir.

Penis Kanseri

Nadir görülen bir kanser türüdür. Genellikle sünnet derisi veya penis başında bulunan skuamöz hücrelerden gelişir. Daha çok 50 yaş üstü erkeklerde görülmekle birlikte her yaştaki erkeklerde ortaya çıkabilen bir kanserdir.

Penis kanseri belirtileri şunları içerebilir:

Peniste, özellikle sünnet derisi altında veya baş kısmında 4 haftadan uzun süren ağrılı veya ağrısız şişlik.

  • Cilt renginde veya dokusunda değişiklik.
  • Sünnet derisi altından gelen kanama veya kötü kokulu akıntı.
  • Sünnet derisinin geriye çekilmesinde zorluk.
  • Kanser yayılmışsa kasık bölgesindeki lenf nodlarında şişme.

Penis kanseri tedavisinde ilk basamak tedavi cerrahidir.

Erken evrelerde kanserli bölgeyi veya sünnet derisini çıkarmak sık uygulanır.

İleri evre penis kanserlerinde penisin tamamı ya da bir kısmının çıkartılması gerekebilir.

Lazer veya kriyoterapi gibi yöntemler erken evre penis tedavisinde uygulanabilir.

Üroloji Bölümünde Kullanılan Teşhis Yöntemleri Nelerdir?

PSA testi: Prostat bezinin ürettiği PSA proteinin seviyesini ölçen ve öncelikle prostat kanseri taraması için kullanılan bir kan testidir. Kanser, iyi huylu prostat büyümesi veya iltihaplanma (prostatit) gibi durumları gösterebilecek yüksek seviyeleri tespit etmeye yardımcı olur.

Semen Analizi: Sperm kalitesini ve miktarını değerlendirmek için yapılan standart bir testtir. Genellikle erkek kısırlığı için önerilen ilk testtir.

Böbrek Fonksiyon Testleri: Böbreklerin ne kadar çalıştığını kontrol eden bir grup kan testidir. Böbrek fonksiyon testlerinde kandaki sodyum, potasyum, klorür, bikarbonat, üre ve kreatin değerleri kontrol edilir.

Üroloji Ultrasonografisi: Ürolojik ultrasonografi, böbrekler, mesane, üreterler ve erkek üreme sistemini incelemek için kullanılan güvenli ve ağrısız bir tanısal görüntüleme tekniğidir. Gerçek zamanlı görüntüler oluşturmak için yüksek frekanslı ses dalgaları kullanır. Ultrason görüntüleme yöntemi ile tümörler, taşlar, enfeksiyonlar ve yapısal sorunlar tespit edilebilir.

Manyetik Rezonans (MR): MR taramaları, çok çeşitli ürolojik rahatsızlıkların teşhisinde ve takibinde hayati bir görüntüleme yöntemidir. İyi huylu prostat büyümesi, prostat kanseri, mesane kanseri, böbrek kanseri dahil olmak üzere çevresindeki dokuların yüksek çözünürlüklü görüntülerini sağlar.

Bilgisayarlı Tomografi (BT): Ürolojik organların ve yapıların ayrıntılı olarak görüntülenmesini sağlayarak tanı ve tedavi planlamasını destekler. Özellikle böbrek taşları ve idrar yolu tıkanıklığında ayrıntılı bilgi verir. Ayrıca; tümör tanısı ve evrelemesi, karın içi damarların ayrıntılı görüntüleri ile böbrek veya üst idrar yolu yaralanmalarında hasarın boyutuna ilişkin değerli bilgiler sağlar.

Kemik Sintigrafisi: Ürolojide öncelikle prostat kanserinden kaynaklanan iskelet metastazlarını tespit etmek ve izlemek için kullanılır. İleri evre kanserlerin evresini belirlemek ve tedaviye yanıtı izlemek için aktif kemik oluşum alanlarını tanımlar.

Voiding Sistoüretrografi (VSUG): Halk arasında işeme testi ya da işemeli böbrek filmi olarak bilinen Voiding Sistoüretrografi, genellikle çocuklarda mesane ve üretranın dolumu ve boşaltımı sırasında ayrıntılı görüntülerini almak için kullanılır. İdrar yolu enfeksiyonlarından sonra böbreklere geri akış ve yapısal sorunları teşhis etmek için özel, gerçek zamanlı bir röntgen (floroskopi) görevi görür.

Sistoskopi: İnce ve esnek, üzerinde kamera bulunan bir aletle mesanenin içine bakılmasıdır. Mesaneyi tümörler açısından tam olarak incelemenin ve mesane kanserinin tekrarlayıp tekrarlamadığını görmenin en iyi yoludur. Prostat büyümelerinde kanalın ne kadar tıkalı olduğu belirlemek için de sistoskopi kullanılabilir.

Üreteroskopi: İdrar yollarındaki rahatsızlıkların, özellikle böbrek taşlarının teşhis ve tedavisinde kullanılan minimal invaziv bir işlemdir. Üreteroskop denilen özel bir kamera mesaneden üretere veya böbreğe geçirilerek kesi yapmadan taşları bulmasına, parçalamasına ve çıkarmasına olanak tanır.

Prostat Biyopsisi: Prostat bezinden ince bir iğne kullanılarak küçük doku örnekleri alınmasını içerir. Alınan doku daha sonra kanser olup olmadığını kontrol etmek için mikroskop altında incelenir. Lokal anestezi altında 10 – 20 dakika süren prostat biyopsisinde genellikle ultrason rehberliğinde rektumdan yapılan (TRUS) yöntem kullanılır.

Ürodinami: Mesanenin hem dolması hem de boşalması sırasındaki işlevine dair ayrıntılı bilgi sağlar.

Üroflowmetri (İdrar Akım Testi): İdrar akışının hızını, hacmini ve süresini ölçen basit, invaziv olmayan bir tanı testidir ve genellikle mesane fonksiyonunu değerlendirmek ve tıkanıklık, prostat büyümesi veya idrar kaçırma gibi alt idrar yolu sorunlarını teşhis etmek için kullanılır.

Üroloji Bölümünde Kullanılan Modern Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

Robotik Cerrahi

Ürolojide robotik cerrahi, ürolojik işlemleri gerçekleştirmek için robotik bir sistem kullanan minimal invaziv bir cerrahi tekniktir. Robotik sistem, bir cerrah konsolu, hasta tarafı ve bir görüntüleme sisteminden oluşur. Cerrah konsolda oturur ve küçük kesiler yoluyla hastaya yerleştirilen robotik kolları kontrol eder. Görüntüleme sistemi, cerraha ameliyat alanının 10 kata kadar büyütülmüş üç boyutlu bir görüntüsünü sağlar. Daha küçük kesilerin kullanılması, robotik kolların hassasiyeti ve gelişmiş görüntüleme teknolojisi sayesinde çok hassas ameliyatlarda bile başarılı sonuçlar elde edilebilir.

Ürolojide kullanılan robotik cerrahi yöntemiyle;

  • İyi huylu prostat büyümesi ve prostat kanseri ameliyatı
  • Böbrek kanseri ameliyatı
  • Böbreğin ve üreterin çıkartıldığı nefroüreterektomi ameliyatı
  • Mesanenin çıkartılması için yapılan sistektomi ameliyatı
  • Üreterdeki daralmaları onarmak için yapılan piyeloplasti ameliyatı yapılabilmektedir.

HoLEP (Holmium Lazerle Prostat Enükleasyonu)

  • Halk arasında lazerli prostat ameliyatı ya da kansız prostat ameliyatı olarak bilinen HOLEP iyi huylu prostat büyümelerinin tedavisinde kullanılır.
  • İyi huylu prostat büyümeleri ameliyatlarında lazer enerjisi kullanarak prostatın küçültüldüğü minimal invaziv, endoskopik bir cerrahi işlemdir.
  • Lazer enerjisini kullanması nedeniyle her boyuttaki prostat büyümeleri tedavisinde açık cerrahiye kansız bir alternatif sunar.
  • Geleneksel prostat ameliyatında deride kesiler yapılırken, HoLEP'te kesiye gerek yoktur.
  • HoLEP, geleneksel prostat ameliyatına göre daha hızlı iyileşme ve semptom hafifletmesi sağlar.

Laparoskopik Cerrahi (Kapalı Ameliyatlar)

Geleneksel açık cerrahide yapılan büyük kesiler yerine laparoskopik cerrahide ameliyat karın bölgesine açılan birkaç küçük delikten gerçekleştirilir. Büyük kesiler kullanılmadığı için halk arasında bu yöntem daha çok kapalı ameliyat olarak bilinir.

Kesiler küçük olduğu için, açık cerrahiye göre vücuda daha az zarar verilir ve komplikasyon riski en aza indirilir.

Laparoskopi, karın boşluğu ve pelviste bulunan organlarda ameliyat yapmak için kullanılan en yaygın minimal invaziv cerrahi türüdür.

Laparoskopi ameliyatlarının ürolojide çok geniş bir kullanım alanı bulunur.

  • Böbrek Kanseri (Radikal veya Parsiyel Nefrektomi)
  • Böbrek Çıkış Darlığı (UPJ Darlığı / Piyeloplasti)
  • Prostat Kanseri (Radikal Prostatektomi)
  • Böbrek Üstü Bezi (Sürrenal) Tümörleri
  • Fonksiyonunu Yitirmiş Böbrekler (Atrofik Böbrek Çıkarılması)
  • Böbrek Kistleri (Kist Dekortikasyonu)
  • Mesane Kanseri (Radikal Sistektomi)
  • Varikosel (Laparoskopik Varikoselektomi)
  • Böbrek Sarkması (Nefropeksi)
  • Testis Kanseri Sonrası Lenf Bezi Temizliği (RPLND)
  • Üreter Taşları ve Darlıkları (Üreterolitotomi veya Üreteral Reimplantasyon)

ÜROLOJI HAKKINDA SIK SORULAN SORULAR

Üroloji randevusu öncesi hazırlık yapılmalı mı?

Üroloji randevusu öncesinde genellikle özel bir hazırlık gerekmemektedir. Genellikle üroloji randevusunda açlık istenmez. Ancak üroloji randevusuna idrar sıkışık gitmek faydalı olabilir. Böbrek veya mesane ultrasonu gibi görüntüleme yöntemleri kullanılacaksa idrar sıkışık olmak daha net görüntü elde edilmesine olanak sağlar.

Üroloji randevusunda fiziksel muayene olacağını düşünerek rahat kıyafetler giymek de önemlidir.

İdrarda kan gelmesi her zaman kanser belirtisi midir?

İdrarda kan görülmesi ciddi hastalıkların belirtisi olabilir. Ancak idrarda kan görülmesi sadece kanserle alakalı olmayabilir. Her ne kadar idrarda kan görülmesi mesane, böbrek veya prostat kanserinin belirtisi olsa da enfeksiyonlar veya böbrek taşları da idrarda kan görülmesine neden olabilir. Bu gibi bir durumda altta yatan nedenin belirlenmesi için üroloji uzmanına danışmak gerekir.

PSA yüksekliği ne anlama gelir?

Yüksek PSA seviyesi, prostat bezinin kanda normalden daha fazla protein ürettiğini gösterir. Bu durum genellikle iltihaplanma, iyi huylu prostat büyümesi veya bazen prostat kanseri gibi bir prostat rahatsızlığına işaret eder.

HoLEP ameliyatı sonrası prostat tekrarlar mı?

HOLEP iyi huylu prostat büyümelerinin tedavisinde kullanılan bir lazer yöntemidir. HOLEP yöntemiyle gerçekleştirilen operasyonlarda prostatın büyüyen iç dokusunun tamamı temizlenir. Daha sonra yeniden büyüyecek prostat dokusu neredeyse hiç kalmaz. Bu da HOLEP ameliyatından sonra prostat sorunu yaşanma riskini en aza indirir.

HoLEP ameliyatı cinsel yaşamı etkiler mi?

HOLEP ameliyatıyla prostat bezinin büyüyen iç dokusu alınır. Erkeklerde sertleşmeyi sağlayan sinirler prostatın dış kapsülünün hemen üzerinden geçtiği için HOLEP ameliyatından sonra sertleşme konusunda bir sorun yaşanması beklenmez.

Prostat tamamen çıkarıldığında, neredeyse tüm erkeklerde orgazm sırasında meni dışarıya akmaz. Geriye doğru boşalma denilen spermlerin dışarı değil mesane içine doğru akması durumu yaşanır.

Bu nedenle ileride çocuk sahibi olmayı planlayan kişilerin bu durumu doktoruyla detaylıca konuşması gerekir.

Robotik cerrahi ile açık ameliyat arasındaki farklar nelerdir?

  • Robotik cerrahi, gelişmiş hassasiyet sağlayan 360 derecelik hareket aralığı ve 3 boyutlu yüksek çözünürlüklü görselleştirme sağlayan özel aletler kullanır. Açık cerrahi, daha büyük kesiler yoluyla doğrudan görselleştirmeye ve manuel erişime dayanır.
  • Robotik cerrahi ile ameliyat olan hastalar genellikle hastanede daha kısa süre kalır. İyileşme genellikle daha hızlıdır ve günlük aktivitelere daha çabuk dönülür. Açık cerrahi yöntemi ile ameliyat olan hastaların hastanede yatış süresi daha fazladır.
  • Robotik işlemler daha az kan kaybı ve daha düşük enfeksiyon riski ile ilişkilidir.
  • Robotik cerrahi ameliyatlarının süresi hazırlık sürecinin uzunluğu nedeniyle genellikle açık cerrahi ameliyatlardan daha uzun sürmektedir.
  • Robotik cerrahi genellikle geleneksel açık cerrahiden daha maliyetli ameliyatlardır.

Varikosel ameliyatı sonrası sperm değerleri ne zaman düzelir?

Varikosel erkek kısırlığında en sık görülen nedenlerden birisidir. Varikosel ameliyatından (varikoselektomi) sonra sperm sayısında genellikle 3 ila 6 ay içinde iyileşme görülmeye başlanır. Sperm konsantrasyonunda, hareketliliğinde ve toplam hareketli sperm sayısında önemli iyileşmeler genellikle 3. ayda görülür ve ameliyat sonrası 6. aya kadar daha fazla iyileşme mümkündür.

Sertleşme sorunu (Erektil Disfonksiyon) kalıcı olarak tedavi edilebilir mi?

Erektil disfonksiyon, sorunun tedavisi altta yatan nedene göre değişir. Aynı şekilde kalıcı olarak tedavi edilip edilemeyeceği de nedenine göre değişkenlik gösterebilir. Sertleşme sorunu özellikle yaşam tarzı faktörleri, psikolojik sorunlar veya geri döndürülebilir sağlık sorunları nedeniyle ortaya çıktığında, sıklıkla kalıcı olarak tedavi edilebilir.

Stres, kaygı, ilişki sorunları, düşük testosteron veya obeziteden kaynaklanan sertleşme sorunları genellikle terapi, yaşam tarzı değişiklikleri veya hormon replasmanı yoluyla kalıcı olarak tedavi edilebilir.

Kilo vermek, düzenli egzersiz, sağlıklı beslenme ve sigarayı bırakmak da birçok kişi için ereksiyon sorunlarını kalıcı olarak giderebilir.

Ancak, sinir hasarı, ciddi vasküler hastalık veya ameliyat sonrası değişikliklerle ilgili sertleşme sorunları tedavi edilemeyebilir.

Kadınlarda tekrarlayan sistit nasıl önlenir?

Sistit mesanenin enfeksiyonudur ve daha çok kadınlarda görülür.

Tekrarlayan sistitleri önlemek için şunlar yapılabilir;

  • Bol su tüketimi
  • Cinsel ilişkiden hemen sonra idrara çıkmak
  • Genital bölgenin hijyenine dikkat etmek. Özellikle doğru silme tekniği olarak bilinen önden arkaya doğru temizlik önemlidir.
  • Tahriş edici kadın hijyen ürünlerinden kaçınarak önlenebilir.
  • Uzun vadeli tedavi, düşük doz antibiyotikler, probiyotikler ve menopozdaki kadınlar için vajinal östrojen içerir.
Randevu Al