Ortopedi ve Travmatoloji

Ortopedi ve Travmatoloji

Hareket etmemizi sağlayan kas iskelet sisteminde yüzlerce kemik, eklem, bağ, tendon ve kas bulunur.

Daviva Sağlık Grubu Ortopedi ve Travmatoloji Bölümü, oldukça karmaşık bir yapıyla birbirine bağlanan bu sistemdeki sorunların tanı ve tedavisinde deneyimli akademik kadroları ile hizmet vermektedir.

Ortopedi ve Travmatoloji Nedir?

Ortopedi, kronik, dejeneratif ve doğuştan gelen kas-iskelet sistemi bozukluklarının teşhis ve tedavisi, travmatoloji ise kırıklar, çıkıklar, burkulmalar ve ezilmeler gibi travmatik yaralanmaları içerir.

Ortopedi ve travmatoloji genel olarak kas-iskelet sisteminin travmatik, gelişimsel ve dejeneratif rahatsızlıkları ile kemikleri ve yumuşak dokuları etkileyen bazı tümörlerin tedavisini içerir.

Ortopedi ve travmatoloji bölümünde çocukluk çağından ileri yaş hastalıklarına kadar birçok kas iskelet sistemi hastalıkları tedavi edilmektedir.

Ortopedi ve travmatoloji bölümü doktorları teşhis ve tedavinin yanı sıra özellikle spor yaralanmalarının önüne geçebilmek adına önleyici hekimlik hizmetleri de vermektedir.

Ortopedi ve Travmatoloji Hangi Hastalıklara Bakar?

Kırık ve Çıkıklar

Kırık; travma, düşme veya darbe sonucu kemik dokusunun bütünlüğünün kaybıdır. Kemikte çatlak şeklinde veya tamamen ayrılma şeklinde meydana gelebilir. Eklemdeki kemiklerin normal konumlarından yer değiştirmesi durumuna ise çıkık denir. Genellikle şiddetli travma, düşme veya ani zorlanma sonucu oluşur.

Kırık ve çıkık tedavisi şiddetine ve yerine göre farklılık gösterebilir. Genel olarak;

  • Atel
  • Alçı
  • Cerrahi
  • Kapalı redüksiyon yani manuel manipülasyon yöntemiyle kırılmış kemikleri veya yerinden çıkmış bir eklemi ameliyata gerek duymadan tekrar doğru hizasına getirme işlemiyle tedavi edilebilir.

Omuz Ağrısı

Omuz, vücuttaki tüm eklemler arasında en geniş hareket aralığına sahip olanıdır. Vücutta en sık çıkan eklemdir ve ağrıya neden olan yaralanmalara yatkındır. Omuz ekleminde hissedilen ağrı veya sertlik farklı nedenlerden kaynaklanabilir. Omuz ağrısının en sık nedeni travma ve omuzun aşırı kullanılmasıdır. Ancak omuz eklemindeki iltihaplanma, rotator manşet yırtıkları, artrit ve donmuş omuz gibi rahatsızlıklar da omuz ağrısına yol açabilir. Omuz ağrısı aktivite sırasında hareket kısıtlığına yol açabildiği gibi dinlenme sırasında da yaşanabilir. Omuz ekleminden kaynaklanmayan bazı ağrılar da omuzda hissedilebilir. Boyun fıtığı ya da kalp sorunları omuz ağrısı olarak kendini gösterebilir. Omuz ağrısının tedavisi nedenine göre farklılık gösterir. Yaşam tarzı değişikliklerinden cerrahi yöntemlere kadar farklı tedavi seçenekleri kullanılabilir.

Omuz Sıkışma Sendromu

Omuz sıkışma sendromu, omuz ağrısının en yaygın nedenlerinden biridir. Omuz yapısındaki bir tendonun dokuya ya da kemiğe sürtünerek ağrıya neden olması durumudur. Omuz sıkışma sendromunda genellikle omuzun üst ve dış kısmında ağrı oluşur. Kolların başın üzerine kaldırıldığı durumlarda ağrının şiddeti artabilir. Omuz sıkışma sendromu tedavisinde;

  • İlaç
  • Enjeksiyon uygulaması
  • Fizik tedavi
  • Tendonun dokuya veya kemiğe sürtünmesini önlemek için tendon çevresindeki boşluğu genişletme ameliyatı uygulanabilir.

Donuk Omuz Sendromu

Omuz ekleminin çevresindeki kapsülün kalınlaşıp iltihaplanması sonucu meydana gelir. Donuk omuz sendromu, genellikle sızlayıcı tipte bir omuz ağrısına neden olur. Ağrılar geceleri yatarken daha fazla hissedilebilir. İlerleyen aşamalarda omuzda hareket kısıtlılığı yaşanabilir. Kişi giyinirken ya da saçını tararken bile zorlanabilir.

Donuk omuz sendromunun tedavisinde;

  • Hareket açıklığını iyileştirmeye yönelik egzersizler
  • Ağrıyı azaltmak için ilaçlar
  • Enjeksiyon uygulamaları
  • Nadiren cerrahi yöntemler kullanılabilir.

Rotator Cuff Sendromu (Rotator Manşet Yırtığı)

Rotator manşet kasları, omuz ekleminin stabilitesini sağlayan başlıca kaslardır. Eklemin hareketini ve rotasyonunu kontrol ederek işlevlerini düzgün bir şekilde yerine getirmesini sağlarlar. Rotator manşet yırtığı genç hastalarda travmatik yaralanmalar, yaşlı hastalarda ise dejeneratif hastalıklar nedeniyle ortaya çıkabilir ve omuz ağrısı ile hareket kısıtlılığının yaygın nedenlerinden biridir. Kolların kaldırılmasıyla artan ağrı ve hafif nesneleri bile kaldırırken ağrıyla birlikte görülen güçsüzlük hissi en belirgin belirtilerdir. Dinlenme halinde ya da kollar normal pozisyondayken bile omuz ağrısı yaşanması, yırtığın ciddi seviyede olabileceğine işaret edebilir. Dinlenme, ilaç ve fizik tedavi Rotator Cuff Sendromu (Rotator Manşet Yırtığı) tedavisinin ilk basamaklarını oluşturur. Ancak bunlara rağmen geçmeyen durumlarda cerrahi seçenekler değerlendirilmelidir.

Tenisçi Dirseği

Kolun ve dirseğin aşırı ve yanlış kullanımından kaynaklanan, dirseğin dış tarafında ağrıya neden olan bir durumdur. Tenisçi dirseği, ön kol kaslarını üst kol kemiğine bağlayan tendonun hasar görmesi sonucu oluşur. Bu durum daha çok tenis veya kürek gibi sporlarla ilgilenen kişilerde görülse de tornavida veya çekiç kullanılan mesleklerde çalışanlar, masa başında uzun süre yazı yazan kişiler, boya yapan kişiler ve ressamlar da risk grubundadır.

Tenisçi dirseği tedavisi genel olarak şunları içerir:

  • Dinlenme
  • İlaç tedavisi
  • Germe egzersizleri
  • Steroid enjeksiyonu
  • Tedavilerin işe yaramadığı, ağrının ve hareket yetersizliğinin arttığı durumlarda nadiren cerrahi seçenek düşünülür.

Golfçü Dirseği

Ön kol kaslarını kemiğe bağlayan, dirseğin iç tarafındaki tendonların aşırı kullanımı ve iltihaplanması sonucu oluşan ağrılı bir durumdur. Tekrarlayan kavrama veya bilek bükme hareketlerini yapan meslek gruplarında yaygın görülen bir rahatsızlıktır. Marangozlar, tesisatçılar, bilgisayar başında çalışanlar ve örgü ören kişiler gibi geniş bir kitleyi etkileyebilir. Golfçü dirseği olan çoğu kişide ağrı yalnızca ön kollarını kullandıklarında ortaya çıkar.

Golfçü dirseği tedavisinde genel olarak şu yöntemler ön plana çıkar:

  • Dinlenme ve ilaç tedavisi
  • Dirsek bölgesini destekleyen aparatlar
  • Germe hareketleri
  • Enjeksiyon uygulamaları
  • Nadir olarak cerrahi yöntemler tercih edilir.

Diz Ağrısı

Diz ağrısı, her yaştan insanı etkileyen yaygın bir semptomdur. Diz ekleminde rahatsızlık, şişlik, sertlik veya dengesizlik ile birlikte yaşanabilir. Travmalar, menisküs yaralanmaları ve dizin aşırı kullanılması gibi nedenler diz ağrısına yol açabilir. Diz ağrısının yoğun olarak yaşandığı bölge, ağrının nedeni hakkında fikir verebilir. Dizin ön kısmındaki ağrılar artrit kaynaklı olabilirken dizin arkasında yaşanan ağrılar tendon veya bağ yaralanmalarıyla ilgili olabilir. Diz ağrısının tedavisi nedenine göre farklılık gösterir. Basit ağrı kesicilerden cerrahi seçeneklere kadar farklı yöntemler kullanılabilir.

Diz Kireçlenmesi

Diz eklemini yastıklayan koruyucu kıkırdağın parçalanması ve kemiklerin birbirine sürtünmesine neden olan yaygın bir durumdur. Genellikle 50 yaş üzerindeki kişilerde daha sık görülür. Diz kireçlenmesinin en yaygın belirtisi diz ağrısıdır. Özellikle sabah yataktan kalkıldığında dizde sertlik hissi yaşanabilir. Dizin hareket etmesiyle gıcırtı benzeri bir ses duyulması da diz kireçlenmesinin belirtisi olabilir. Tedavide ağrı kesici ilaçlar, diz içine yapılan enjeksiyonlar ve fizik tedavi kullanılabilir. Kilo vermek de diz kireçlenmesinin yarattığı sorunları azaltmak açısından önemlidir. İleri seviyedeki diz kireçlenmelerinin tedavisinde diz protezi ameliyatları yapılmaktadır.

Menisküs Yırtığı

Dizin içinde, uyluk kemiği ile kaval kemiği arasında bulunan ve dize binen baskıyı azaltan kıkırdak dokuya menisküs denir. Menisküs yırtıkları daha çok sporcularda meydana gelen bir yaralanma olarak bilinir. Ancak spor yaralanmalarının dışında, yaşla birlikte menisküs kıkırdağında aşınma yaşayan kişilerde ve dizde meydana gelen burkulma gibi travmalarda da menisküs yırtıkları oluşabilir. Eklem hattı boyunca yaşanan diz ağrısı en sık görülen belirtilerden biridir. Menisküs yırtığının diğer belirtileri şu şekilde sıralanabilir:

  • Diz etrafında sertlik ve şişlik
  • Diz hareketlerinde zorlanma
  • Hareket edildiğinde diz ekleminden ses gelmesi
  • Menisküs yırtığı spor ya da ani hareketler nedeniyle gerçekleştiyse yırtığın oluştuğu anda dizden şiddetli bir ses gelebilir.

Menisküste oluşan küçük yırtıkların tedavisinde; dinlenme, buz uygulaması, fizik tedavi gibi yöntemler uygulanabilir.

Ancak ileri seviye menisküs yırtıklarının tedavisinde artroskopik cerrahi yöntemleri kullanılmaktadır.

Patellofemoral Ağrı Sendromu

Patellofemoral Ağrı Sendromu halk arasında koşucu dizi olarak bilinmektedir ve dizin ön tarafında yaşanan ağrıların en sık görülen nedenidir. Genellikle koşma, merdiven çıkma veya çömelme gibi dizin aşırı ve yanlış kullanılmasından kaynaklanır. Merdiven çıkarken oluşan diz ağrısı veya uzun süre oturmayla artan donuk ağrı hissi Patellofemoral Ağrı Sendromu belirtileri arasındadır. Dinlenme, buz uygulaması, fizik tedavi ve ayak ortezleri Patellofemoral Ağrı Sendromu tedavisinde kullanılan yöntemler arasındadır.

Ön Çapraz Bağ Yaralanmaları

Diz eklemini stabilize etmek için dizin ortasından birbirine çapraz şekilde uzanan bağların yırtılması veya hasar görmesidir. Dönme, ani yön değiştirme veya zıplama içeren sporları yapan kişilerde sık görülür. Ön çapraz bağ yaralanmasının belirtileri şunlardır:

  • Ön çapraz bağ yaralanması esnasında dizinizden şiddetli bir ses gelebilir.
  • Yaralanmanın ardından ilk 24 saat içinde şiddetli ağrı ve şişlik yaşanabilir.
  • Hareket kabiliyetinde kayıp yaşanabilir.

Ön çapraz bağ yırtığı tedavisi, hastanın bireysel ihtiyaçlarına göre değişir. Aktif sporla ilgilenen kişilerde tedavi genellikle cerrahi yöntemlerdir. Bu kişilerde güç ve dengeyi yeniden kazanmak için gerekli, uzun süreli fizik tedavi de gereklidir.

Daha stabil bir yaşam süren ve ameliyat olmak istemeyenler için fizik tedavi ve dizlik kullanımı gibi yöntemler ön çapraz bağ yırtıklarında uygulanabilir.

Kalça Ağrısı

Kalça ağrısı her yaştan kişiyi etkileyebilir. Kalça ağrısının birçok farklı nedeni vardır. Halk arasında kireçlenme olarak bilinen osteoartrit, yaşla birlikte kalça ağrısı olarak ortaya çıkabilir. Bununla birlikte;

  • Kalçı kırığı
  • Yoğun veya tekrarlayan egzersiz sonrası yaşanan kalça ağrıları
  • Romatizmal eklem iltihabı
  • Eklem enfeksiyonu
  • Bursit gibi rahatızlıklar kalça ağrısı nedenleri arasındadır.

Kalça ağrısının ilk basamak tedavisinde genellikle dinlenme, buz uygulaması, kompresyon, ve reçetesiz satılan ağrı kesicileri içerir.

Kalça ağrısı şiddetli bir düşmeden kaynaklanıyorsa, eklemde deformasyon varsa, ağırlık taşırken zorlanıyorsanız veya kalça ağrısına ateş eşlik ediyorsa zaman kaybetmeden uzman bir doktora başvurmak gerekir.

Kalça Kireçlenmesi (Osteoartrit)

Halk arasında kalça kireçlenmesi olarak bilinen osteoartrit, kalça eklemindeki kıkırdağın aşınması ve kemiklerin birbirine sürtünmesine neden olan bir durumdur. Kalça ekleminde osteoartrit geliştiğinde, kıkırdağın bir kısmı incelir ve yüzeyi pürüzlü hale gelir. Bu durumda kalça ekleminde ağrı ve hareket kısıtlılığı yaşanır.

Genellikle yaşın ilerlemesiyle birlikte görülen kalça kireçlenmesi (Osteoartrit)

  • Kalça da yaşanan travmala
  • Kalçayı zorlayan aktiviteler veya fiziksel işler
  • Obezite gibi nedenlerle de görülebilir.

Kalça kireçlenmesinin tedavisinde ilk olarak egzersiz, yaşam tarzı değişiklikleri, ağrı kesiciler ve fizik tedavi yer alır.

İlk baseman tedavilerden fayda görmeyen hastalarda total kalça artroplastisi yani kalça protezi ameliyatı yaygın ve etkili bir çözümdür.

Bursit

Eklemler veya kemik çıkıntıları gibi sürtünme noktalarında Bursa adı verilen küçük sıvı dolu keseler bulunur. Bursalar, hareket sırasında tendonlar ve kaslar kemik üzerinden geçerken kemiği sürtünmeden korumaya yarar. Bu sıvı dolu keselerin aşırı sürtünme veya basınçtan dolayı tahriş olup iltihaplanması sonucu Bursit oluşabilir.

Bursa denilen sıvı dolu kesecikler eklemlerin bulunduğu her bölgede vardır. Ancak özellikle kalça, diz ve dirseklerde en büyük bursalar bulunmaktadır. Burların iltihaplanması sonucu oluşan bursit, ağrı, şişkinlik gibi belirtiler verebilir.

Bursit tedavisi genellikle dinlenme, buz uygulaması ve iltihap önleyici ilaçlarla düzelmektedir. Ancak bursit tekrarlayabilen bir rahatsızlıktır.

Kalça Sıkışma Sendromu

Kalça; kıkırdak, bağlar, tendonlar ve kaslarla birbirine bağlanan iki kemikten oluşur.

Bunlardan biri olan uyluk kemiğinin ucunda bulunan femur başı top şeklindedir.

Kalça kemiğinin yan tarafında bulunan çanak şeklindeki yapı olan asetabulum ise eklem yuvasıdır.

Kalça ekleminin top ve yuva kısmını kaplayan koruyucu kıkırdak tabakası, bacağın geriye, öne ve yana doğru düzgün bir şekilde kaymasını sağlar. Asetabulumda bulunan labrum adı verilen özel bir kıkırdak halkası da eklemi daha fazla korur ve stabilize eder. Normal bir kalçada, femur başı ile asetabulum arasında yuva içinde düzgün bir kayma hareketi vardır. Kalça sıkışması sendromunda kayma hareketi bozulur ve normal kalça hareketi kısıtlanır.

Kalça sıkışma sendromunun erken evreleri genellikle ağrılı olmadığı için yıllarca fark edilmeyebilir. Belirtiler genellikle ergenlik ile orta yaş arasında, özellikle aktif kişilerde ortaya çıkar. Kalça sıkışması yaşayan kişiler, uzun süre oturma veya yürüme sonrasında kasık bölgesinde ağrı hissederler. Ağrı kalçanın yanından ve üst uyluktan kalçalara hatta belin alt kısmına kadar yayılabilir.

Kasları güçlendirmek için fizik tedavi, aktivite modifikasyonu, iltihap önleyici ilaçlar ve kortizon enjeksiyonları kalça sıkılması sendromu tedavisinin ilk basamağını oluşturur. Ancak ilerleyen vakalarda ya da bu tedavilere yanıt alınamayan hastalarda uygulanacak artroskopik cerrahi, kemikleri yeniden şekillendirebilir ve labrum veya kıkırdaktaki hasarı onarabilir.

Karpal Tünel Sendromu

Karpal tünel sendromu, koldaki median sinirin bilek bölgesinde baskı altına girmesi sonucu oluşur. Karpal tünel sendromu hamilelik döneminde ve yaşlı kadınlarda sık görülen bir durumdur. Bununla birlikte;

  • Bilek ve elin tekrarlayan şekilde aşırı kullanılması
  • Bu bölgede oluşan kist veya tümörler
  • Diyabet
  • Aşırı kilo gibi durumlarda karpal tünel sendromuna yol açabilir.

Karpal tünel sendromunun belirtileri arasında; elde karıncalanma veya uyuşma, sinir ağrısı ve güçsüzlük bulunur.

Karpal tünel tedavisinde bilek ateli, iltihap önleyici ilaçlar, yaşam tarzı değişiklikleri ve şiddetli vakalarda sinir basıncını azaltmak için karpal tünel gevşetme ameliyatı yer almaktadır.

Tetik Parmak

El parmaklarından birinin genellikle de başparmağın büküldüğünde takılması, kilitlenmesi veya tıklaması şeklinde ortaya çıkan bir rahatsızlıktır. Genellikle avuç içinde ağrıya neden olur. Tetik parmak, parmağı kontrol eden tendonun onu çevreleyen kılıf içinde düzgün bir şekilde kayamaması durumunda ortaya çıkar.

Tetik parmak tedavisi;

  • Atel kullanımı
  • Antiinflamatuar ilaçlar
  • Steroid enjeksiyonları
  • Cerrahi seçenekler şeklinde sıralanabilir.

Ganglion Kistleri

Ganglion kisti, eklem dışında veya tendon boyunca gelişen sıvı dolu bir kesedir. Bu kistler genellikle iyi huyludur, ancak bazen ağrılı hale gelebilirler. Ganglion kistleri genellikle el bileği ve el parmaklarında ortaya çıkmakla birlikte nadir olarak ayak bölgesinde de oluşabilir. En sık 20-40 yaş arası kadınlarda ve ani duruşlar ile hareketler içeren spor aktivitelerine katılanlarda görülür.

Ganglion kisti tedavisi, kistin büyüklüğüne ve konumuna bağlı olarak değişir. Bazı durumlarda, kist küçükse ve ağrıya neden olmuyorsa tedaviye gerek olmayabilir.

Ganglion kisti tedavisinde şu yöntemler kullanılabilir;

  • Enjeksiyon ile kistin içinin boşaltılması
  • İltihabı azaltmak için ilaçlar
  • Atel kullanımı
  • Daha ciddi vakalarda cerrahi olarak çıkarılması

Halluks Valgus

En yaygın ayak deformitelerinden biri olarak kabul edilir. Ayak başparmağının ikinci parmağa doğru içe dönmeye başlaması durumudur. Halluks Valgus kadınlarda daha çok görülür. Dar ayakkabılar veya yüksek topuklu ayakkabılar semptomları kötüleştirebilir.

Hallukks Valgu tedavisi şunları içerebilir;

  • Uzun süre ayakta durmaktan kaçınmak
  • Ayağa uygun rahat ayakkabılar kullanmak
  • Antiinflamatuar ağrı kesiciler almak
  • Ayak başparmağı çıkıntısı üzerindeki baskıyı azaltmak için ayak başparmağı pedleri gibi ortopedik cihazlar kullanmak.
  • Daha ciddi vakalar ameliyat gerektirebilir.

Topuk Dikeni

Topuk kemiğinin 0alt tarafında oluşan kemiksi bir çıkıntıdır. Genellikle kronik iltihaplanma ve topuğu ayak parmaklarına bağlayan plantar fasya bağının gerilmesi sonucu gelişir. Özellikle sabah ilk adımlarda keskin, bıçak saplar gibi bir ağrıya neden olabilir. Ancak topuk dikenlerinin çoğu ağrısızdır.

Topuk ağrısı ve topuk dikeni için tedavi seçenekleri şunları içerebilir:

  • Dinlenmek ve ağrıyı şiddetlendiren aktivitelerden kaçınmak
  • İltihabı azaltmak için buz uygulaması
  • Ayağın bandajlanması
  • Esnetme ve güçlendirme egzersizleri
  • Uygun ayakkabı kullanımı
  • Vücut dışı şok dalga tedavisi iyileşmeyi teşvik etmek için kullanılır.

Plantar Fasiit

Ayağın alt kısmında uzanan ve topuk kemiğini ayak parmaklarına bağlayan kalın doku bandının (plantar fasya) iltihaplanmasıdır. Genellikle sabah ilk adımlarda veya uzun dinlenme sürelerinden sonra bıçak saplanması gibi hissedilen topuk ağrısıyla kendini belli eder.

Plantar fasiit tedavisinde genellikle şu yollar izlenir;

  • Dinlenme ve buz tedavisi
  • Germe egzersizleri
  • Gece atelleri
  • Destekleyici ayakkabılar
  • Fizik tedavi
  • İlaçlar ve enjeksiyon uygulamaları

Ameliyatsız tedaviler neredeyse her zaman plantar fasiit ağrısını iyileştirse de, iyileşme görülmeyen bazı durumlarda ameliyat gerekebilir.

Çocuklarda Sık Görülen Ortopedik Sorunlar (Pediatrik Ortopedi)

Gelişimsel Kalça Displazisi (Doğuştan Kalça Çıkığı)

Kalça, top ve yuva şeklinde bir eklemdir. Normal bir kalçada, uyluk kemiğinin üst ucundaki top, büyük pelvis kemiğinin bir parçası olan yuvaya sıkıca oturur. Gelişimsel kalça displazisi olan bebeklerde ve çocuklarda kalça eklemi normal şekilde oluşmamıştır. Top, yuvada gevşektir ve kolayca yerinden çıkabilir.

Gelişimsel kalça displazisi belirtileri şu şekilde sıralanabilir;

  • Bacak uzunluklarında farklılık
  • Uylukta düzensiz deri kıvrımları
  • Sekerek, parmak uçlarında yürüme veya ördek gibi sallanarak yürüme

Tedavi edilmezse şiddetli ağrıya ve erken dönemde artrite yol açabilir. Gelişimsel Kalça Displazisi tedavi yöntemleri, çocuğun yaşına ve gelişimsel kalça displazisinin şiddetine bağlıdır.

Yenidoğan bebeklerde genellikle Pavlik askısı denilen kalça eklemi çevresindeki bağları sıkılaştırmaya ve normal kalça yuvası oluşumunu desteklemeye yardımcı olan bir yöntem kullanılır. Bazı çocuklarda gevşeklik çocuk büyüdükçe ve daha aktif hale geldikçe kötüleşir. Kalçayı yeniden hizalamak için cerrahi yöntemler kullanılabilir.

Skolyoz

Skolyoz, omurganın yana doğru kıvrılması ve dönmesi sonucu 'S' veya 'C' şeklini almasıdır. Genellikle çocuklarda ve ergenlerde, henüz büyüme çağındayken başlar. Skolyoz belirtileri derecesine göre daha belirgin hale gelebilir.

  • Omuzların eşit hizada gözükmemesi
  • Kürek kemiklerinin belirgin hale gelmesi
  • Kolla gövde arasında bir tarafta boşluğun ortaya çıkması
  • Bir kalça diğerinden daha yüksekte gözükmesi skolyoz belirtileri arasındadır.

Çocuklarda skolyoz tedavisi omurganın ne kadar eğri olduğu ve yaşa göre değişebilir. Skolyoz tedavisinde genel olarak;

  • Alçı uygulaması
  • Korse
  • Cerrahi yöntemler tercih edilmektedir.

Kifoz

Halk arasında kamburluk olarak da bilinen kifoz omurganın genellikle üst sırt bölgesinde aşırı, öne doğru yuvarlaklaşmasıdır. Kifoz, erkek çocuklarda kız çocuklarına göre daha sık görülür. Sırtın üst kısmı giderek daha yuvarlak bir görünüm alır. Gün içinde kötüleşen, dinlenmeyle hafifleyen sırt ağrısı eşlik edebilir. Ağrı, mevcutsa, genellikle omurganın en kavisli noktasında hissedilir. Aktivite, uzun süre oturma veya ayakta durma ile şiddetlenebilir.

Kifoz tedavisinde şu yöntemler uygulanmaktadır;

  • Sırt ve karın kaslarını güçlendirecek egzersizler
  • Ortopedik destek ekipmanları
  • İleri derece kifoz durumunda veya solunum sorunlarına yol açan vakalarda cerrahi seçenek öne çıkmaktadır.

Düz Tabanlık

  • Ayağın iç kısmındaki kemerin düşük, gelişmemiş veya yok olması durumudur. Çocuk ayakta dururken ayak tabanı yere temas eder. Çocukluk döneminde yaygın gözüken bir rahatsızlık olmasına dağmen yetişkinler de düz tabanlık yaşanabilir.
  • Genellikle düz tabanlık genetik nedenlerden kaynaklanır. Ancak iş veya sporla ilgili bir yaralanma sonrasında da ortaya çıkabilir. Çok büyük bir sorun gibi görünmese de, zamanında teşhis ve tedavi edilmezse çocukların bacak gelişimini olumsuz etkileyebilir. Diz ve ayak bileklerinde ciddi sorunlara yol açabilir.
  • Düz tabanlık tedavisinde daha çok çocuğun ayağına uygun ayak kemeri destekleri, destekleyici ayakkabılar ile fizik tedavi ve kilo yönetimi ön plana çıkmaktadır.
  • Cerrahi yöntemler genellikle yapısal, şiddetli, kalıcı ve konservatif tedaviye yanıt vermeyen ağrılar için düşünülür.

İçe – dışa dönük basma

Bazı çocukların ayakları yürürken içe doğru veya dışa doğru döner. Anne babalar çocuğumun ayağı içe dönüyor ya da dışa basma durumunda çocuğum ördek gibi yürüyor diye endişe etmektedir.

Her iki durumda erken çocukluk döneminde çok yaygındır. Kas-iskelet sisteminin normal gelişiminin bir parçasıdır. Zamanla ve çocuk büyüdükçe değişebilir.

Ayak parmakları içe veya dışa dönük olan çocuklar diğer çocuklara göre daha sık düşebilir.

Çoğu çocukta içe veya dışa basma sorunu için tedaviye gerek yoktur. Bu durumlar genellikle kendiliğinden düzelir.

Gözlem ve takip, gerekli görülürse özel egzersizler içe dış dönük basmanın tedavisinde kullanılan yöntemlerdir.

Ortopedi ve Travmatoloji Bölümünde Kullanılan Tedavi Yöntemleri

Ortopedi ve travmatoloji bölümünde kullanılan tedavi yöntemleri cerrahi dışı yöntemler, Rejeneratif (Yenileyici) uygulamalar ve cerrahi yöntemler olarak ele alınabilir.

Cerrahi dışı yöntemler arasında;

  • İlaç ve Enjeksiyon Uygulamaları
  • Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon
  • Alçı, Atel ve Ortezleme
  • Kişiye Özel Tabanlık Uygulamaları sayılabilir.

Son yıllarda kullanım alanı oldukça artan ve başarılı sonuçlar alınan Rejeneratif uygulamalar şunlardır;

PRP uygulaması

Trombosit açısından zengin plazma (PRP) enjeksiyonları, ortopedi ve travmatoloji alanında birçok rahatsızlığın tedavisinde kullanılabilir. Bu tedavide, belirli bir bölgedeki iyileşmeyi hızlandırmak için hastanın kendi kan hücreleri kullanılır.

PRP tedavisi, travma ve eklem yaralanmalarında yara iyileşmesini desteklemeye yardımcı olabilir. Bunların dışında diz kireçlenmesi, tenisçi dirseği, golfçü dirseği gibi birçok rahatsızlığın tedavisinde PRP tedavisi uygulanabilir.

Kök Hücre Tedavisi

PRP uygulamasına benzer şekilde vücudun kendi onarım mekanizmalarını kullanan rejeneratif bir yöntemdir. Hastanın kemik iliği veya yağ dokusundan elde edilen kök hücreler sorunlu bölgeye enjekte edilir. Diz kireçlenmeleri, ağrı ve iltihabı azaltmak için uygulanabilir.

Eklem İçi Sıvı (Hiyalüronik Asit) Enjeksiyonları

Eklem içine jel benzeri bir sıvı enjekte edilerek eklem kayganlığını artırmak, sürtünmeyi azaltmak ve ağrıyı hafifletmek suretiyle osteoartriti (özellikle diz ağrısını) tedavi etmek için kullanılır. Genellikle egzersiz veya ağrı kesiciler gibi konservatif tedavilere yanıt vermeyen hastalar için düşünülen bu yöntem, uzun süreli rahatlama sağlayarak ameliyatı geciktirme potansiyeline sahiptir.

Artroskopik Cerrahi

Artroskopi, eklemleri kontrol etmek veya onarmak için yapılan bir tür minimal invaziv cerrahidir. Sorunlu olan eklemin yanına küçük bir kesi yapılarak bu kesiden fiber optik video kameraya bağlı dar bir tüpü yerleştirir. Eklem içindeki görüntü, yüksek çözünürlüklü bir video monitöre aktarılır. Bu işlemle eklemlerdeki sorunlar teşhis edilebildiği gibi cerrahi işlemlerde gerçekleştirilmektedir. Artroskopik cerrahi daha çok dizlerde kullanılsa da omuz, dirsek gibi diğer eklemlerde de uygulanabilmektedir.

Artroskopik Cerrahi daha çok;

  • Menisküs Yırtıkları
  • Ön Çapraz Bağ Yaralanmaları
  • Rotator Manşet Yırtıkları
  • Omuz Sıkışma Sendromu ve Tekrarlayan Çıkıklar
  • Eklem İçi Kıkırdak Hasarları gibi rahatsızların tedavisinde kullanılır.

El Cerrahisi ve Mikrocerrahi

El cerrahisi, el ve bilek bölgesindeki kemikler, eklemler, kaslar, tendonlar, sinirler ve deri dahil olmak üzere tüm dokuları kapsayan özel bir cerrahi alandır. Bu uzmanlık alanı sadece kırıklar akut yaralanmaların tedavisini değil, aynı zamanda uzun süreli rahatsızlıkları ve doğuştan gelen deformiteleri veya doğum kusurlarını da titizlikle ele alır.

Mikrocerrahi ise, özellikle çapı 1 mm'den küçük olan kan damarları, sinirler ve çıplak gözle görülemeyen veya görülmesi çok zor olan çok küçük doku parçaları gibi hassas yapıları onarmayı amaçlayan daha gelişmiş bir tekniktir.

  • Karpal Tünel Sendromu
  • Tetik Parmak
  • Ganglion Kistleri
  • Tendon, Sinir ve Damar Kesileri
  • Replantasyon yani kopan uzuvların mikrocerrahi ile yerine dikilmesi el cerrahisi ve mikrocerrahi yöntemleriyle gerçekleştirilmektedir.

Eklem protezleri (Artoplasti)

Günlük aktivitelerini yerine getirmekte zorlanan fizik tedavi, ilaç tedavisi yada enjeksiyon tedavilerinden fayda görmeyen kronik eklem ağrısı, hareketkısıtlığı veya fonksiyon bozukluğu olan kişilerde ön plana çıkmaktadır.

Genellikle ileri düzeyde artrit veya yaralanmaları olan kişiler için uygundur.

İleri derecede aşınmış eklemlerin yapay eklemlerle değiştirilmesidir

  • Total Diz Protezi
  • Total Kalça Protezi
  • Omuz ve Dirsek Protezlerien sık gerçekleştirilen eklem protezi ameliyatlarıdır.

Robotik protez cerrahisi: Robotik ortopedi cerrahisi ile diz ve kalça protezi ameliyatları robot destekli sistemlerle yüksek hassasiyetle gerçekleştirilmektedir. Bu sayede hasta daha az ağrı, daha kanama ile daha erken taburculu olabilmekte ve kısa sürede iş ve günlük yaşamına dönebilmektedir.

BURAYA ROBOTİK ORTOPEDİ CERRAHİSİ LİNKİ GELİR

Sık Sorulan Sorular

Randevu Al