Nöroloji
Nöroloji denince akla ilk olarak beyin hastalıkları gelse de omurilik, merkezi ve çevresel (periferik) sinir sistemi ile kasların hastalıkları nörolojinin ilgi alanıdır. Sinir sisteminin karmaşık yapısı nedeniyle yüzlerce farklı nörolojik rahatsızlık bulunmaktadır.
Daviva Sağlık Grubu Nöroloji Bölümü; Alzheimer, demans türleri, inme, Parkinson hastalığı, menenjit, epilepsi ve migren gibi nörolojik hastalıkların tanı ve tedavisinde uzman doktor kadrosu ve modern teknolojileri ile 18 yaşın üzerindeki bireylere hizmet vermektedir.
Nöroloji Nedir?
Nöroloji, sinir sisteminin bozukluklarını ve hastalıklarını teşhis ve tedavi eden tıp dalıdır. Sinir sistemi, beyin ve omuriliğin bulunduğu merkezi sinir sistemi ile merkezi sinir sistemi ile vücudun geri kalanı arasında sinyal ileten periferik (çevresel) sinir sisteminden oluşmaktadır.
Nöroloji, hareketten düşünceye, duyudan organ düzenlemesine kadar her bedensel işlevi kontrol eden komuta merkezine odaklanan bir tıp bilimidir.
Nöroloji Hangi Hastalıklara Bakar?
- Migren: Genellikle başın tek tarafında şiddetli zonklama veya nabız atışı gibi hissedilen bir baş ağrısıdır. Migren tipik bir baş ağrısından çok daha fazlasıdır. Migren ataklarında ışık, ses ve kokulara karşı hassasiyet artabilir. Mide bulantısı migren ataklarında sık görülür. Migreni diğer baş ağrılarından ayıran bazı farklılıkları bulunur. Prodrom denilen, migren atakları başlamadan ortaya çıkan bazı belirtiler yaşanabilir. Sık esnemek, yemek isteği veya sık idrara çıkmak bu belirtilerden birkaçıdır. Bazı kişiler migren atakları sırasında aura denilen parlak ışık görmek, görme kaybı, kol ve bacaklarda karıncalanma hissi gibi semptomlar yaşayabilir. Migren atakları 4 – 72 saat arasında sürebilir. Şiddetli, sık veya nörolojik semptomlarla birlikte görülen migrenler, genellikle diyet değişiklikleri, yaşam tarzı değişiklikleri, vitaminler ve günlük reçeteli ilaçların bir kombinasyonuyla önleyici olarak tedavi edilir.
- Baş ağrıları: Migren dışında da birçok farklı nedenden baş ağrıları yaşanabilmektedir. Birçoğu hayati tehlike oluşturmaz. Gerilim tipi baş ağrıları en sık görülen baş ağrısı tipidir. Genellikle iki taraflı, zonklama yapmayan, kafa derisi veya boyunda gerginlik hissiyle birlikte görülür. Küme tipi baş ağrıları da sık görülen baş ağrısı tipidir. Ani ve hiçbir uyarı vermeden başlar ve birkaç dakika içinde zirveye ulaşır. Ağrı genellikle göz veya şakak bölgesinde başlar. Küme tipi baş ağrısında ağrı her zaman tek taraflıdır. Bunların dışında; kronik baş ağrıları, ilaç kaynaklı baş ağrısı ve alerji kaynaklı baş ağrıları yaygındır. Ancak anevrizma, beyin tümörleri ve Temporal Arterit gibi rahatsızlıklardan kaynaklanan baş ağrıları hayati tehlikelere neden olabilir. Bu baş ağrıları genellikle aniden başlayan şimşek çakması tarzında ağrı şeklinde tarif edilir.
- Alzheimer: Hafızayı, düşünmeyi ve davranışı etkileyen bir tür bunama hastalığıdır. Genellikle 65 yaşından sonra ortaya çıkar. Ancak belirtiler ortaya çıkmadan yıllar önce başlar. Alzheimer hastalığının en yaygın erken belirtisi, yeni öğrenilen bilgileri hatırlamada zorluktur. Alzheimer ilerledikçe; yönelim bozukluğu, ruh hali ve davranış değişiklikleri, olaylar, zaman ve yer hakkında derinleşen kafa karışıklığı, asılsız şüpheler, konuşma, yutma ve yürümede zorluk gibi giderek daha şiddetli semptomlara yol açar. Alzheimer hastalığının kesin bir tedavisi yoktur. Ancak son yıllarda özellikle beyinde biriken ve Alzheimer hastalığına neden olduğu düşünülen proteinlere karşı etkili ilaçlar geliştirilmiştir.
Hafıza kaybı veya Alzheimer'ın diğer olası belirtilerini yaşayan kişiler, bir sorunları olduğunu fark etmekte zorlanabilirler. Demans belirtileri aile üyeleri veya arkadaşlar için daha belirgin olabilir. Bu belirtiler fark edildiğinde zaman kaybetmeden bu konuda uzman bir nöroloji uzmanına başvurulması gerekir.
- Demans: Halk arasında bunama olarak bilinen demans yaşlanmanın doğal bir süreci değildir. Birçok farklı hastalık demansa neden olabilir. Bunların arasında en yaygını Alzheimer hastalığıdır. Hafıza kaybı, demansın erken belirtilerinden biridir. Ancak yalnızca hafıza kaybı yaşamak demans anlamına da gelmez. Hafıza kaybının yanı sıra; düşünceleri paylaşmakta zorluk çekmek, talimatları takip etmede sorun yaşamak, kelimeleri okumakta, yazmakta veya anlamakta zorluk çekmek demansın diğer belirtileri arasındadır. Demansın kesin tedavisi yoktur. Ancak ilaçlar ve yaşam tarzı değişiklikleriyle demansın etkileri azaltılabilir.
- Epilepsi: Halk arasında sara nöbetleri olarak da bilinir. Beyinde başlayan nöbetlere yatkınlığın olduğu nörolojik bir durumdur. Ancak her nöbet epilepsi anlamına gelmez. Diyabet hastalarında da kan şekeri düşüklüğünde benzer nöbetler yaşanabilir. Nöbetler, beyindeki elektriksel aktivitede meydana gelen değişikliklere bağlı olarak beynin hangi bölgesinin etkilendiğine göre farklılıklar gösterebilir. Genel olarak epilepsi nöbetleri ani bilinç kaybıyla başlar. Ardından kişinin vücudu sertleşir ve kaslarda seğirmeler meydana gelir. Çocuklarda da epilepsi nöbetleri benzer şekilde yaşanabilir. Ancak bakışların donuklaşması, ifade kaybı, tepkisizlik, göz kırpma veya yukarı doğru göz hareketleri çocuklarda epilepsi nöbetlerinde görülebilen belirtilerdir. Epilepsi hastalarının çoğu, antiepileptik ilaçlar ve tetikleyici faktörlerden kaçınarak durumlarını kontrol altına alabilir.
- Parkinson Hastalığı: Dopamin üreten nöronlara zarar veren ilerleyici bir beyin rahatsızlığıdır. Halk arasında daha çok ellerin titremesiyle özdeşleştirilen bir hastalıktır. Ancak titremenin dışında kaslarda sertleşme, yavaş hareket, depresyon veya uyku sorunları gibi hareketle ilgili olmayan sorunlar da Parkinson hastalığının belirtileri olabilir. Parkinson hastalığının kendisi ölümcül olmasa da hastalığın komplikasyonları ciddi olabilir. Parkinson hastalığının kesin bir tedavisi olmamasına rağmen, tedavi seçenekleri çeşitlilik gösterir. İlaçlar, yaşam tarzı değişiklikleri ve Parkinson ameliyatı tedavi seçenekleri arasındadır.
- Felç: İnme olarak da bilinen felç, beyin ve kaslar arasındaki sinirsel uyarıların iletiminde meydana gelen bir bozulmadır. Felç, hasta için ölümcül olabilen tehlikeli bir tıbbi durumdur. Felç, çeşitli belirtilerle kendini gösterebilir. Felç belirtileri arasında; ani baş ağrısı, yüz asimetrisi, konuşma bozukluğu, denge kaybı ve kol veya bacaklarda güçsüzlük yer alabilir. Felç, acil tıbbi müdahale gerektiren ve hızlı tedavi edilmezse kalıcı hasara yol açabilen bir durumdur.
- Multiple Skleroz (MS): Merkezi sinir sistemini yani beyin ve omuriliği etkileyen otoimmün bir hastalıktır. MS hastalığında bağışıklık sistemi beyin ve omuriliği saran miyelin adı verilen koruyucu zara saldırarak zarar verir. Bu saldırıdan merkezi sinir sisteminin hangi bölgesi etkilenmişse MS belirtileri buna göre farklılık gösterebilir. Görme bozuklukları, kas güçsüzlüğü, yüz veya vücudun bir tarafında uyuşma MS hastalığının ilk belirtileri arasında yer alabilir. Tekrarlayan ve düzelen tarzda MS atakları yaşanabildiği gibi ilerleyici MS tipleri de bulunmaktadır. MS hastalığının kesin bir tedavisi bulunmamaktadır. Tedavi semptomları yönetmeye ve komplikasyonları azaltmaya yöneliktir.
- Nöropati: Beyin ve omurilik dışında vücudun herhangi bir yerindeki sinir hasarının ağrı, güçsüzlük, uyuşma veya karıncalanmaya yol açması durumudur. Etkilenen vücut bölgesine, sinir hasarının nedenine veya etkilenen sinir sayısına göre farklı nöropati tipleri bulunmaktadır. Ayaklar, bacaklar, eller ve kolların etkilendiği periferik nöropati en sık görülen tipidir. Nöropati tedavisi nedenine göre farklılık gösterir. Nöropati nedenine göre ilaç veya fizyoterapi tedavinin basamaklarını oluşturabilir.
- Kas Hastalıkları: Genel olarak kas güçsüzlüğüne neden olan kalıtımsal hastalıklardır. Toplumda görülme oranları düşük olduğu için nadir hastalıklar grubundadır. Ancak kas hastalıklarının yüzlerce alt tipi bulunmaktadır. Bu nedenle kas hastalıkları genel bir başlık altında ele alındığında toplum içinde ciddi bir kesimi etkilemektedir. ALS, SMA, Miyopati, Myasthenia Gravis, Guillain-Barré Sendromu en bilinen kas hastalıkları arasındadır. Kas hastalığının tipine göre belirtiler farklılık gösterebilir. Genel olarak kas hastalıkları; yavaş yavaş kötüleşen kas güçsüzlüğü, solunum problemleri, nefes darlığı, güç kaybı, boyun tutulması, uyuşma, sarkık göz kapakları, denge sorunları gibi farklı belirtiler gösterebilir.
- Uyku apnesi: Uyku apnesi, uyku sırasında tekrarlayan solunum kesintilerini içeren bir uyku bozukluğudur. Uyku apnesi belirtileri arasında en sık görülenleri; yüksek sesle horlama, nefes darlığı, boğulma nöbetleri ve aşırı gündüz uykusudur. Polisomnografi yani uyku testi ile teşhisi konulabilir. Uyku sırasında hava basıncı veren CPAP cihazı, ağız içi aparatlar, yaşam tarzı değişiklikleri ve uygun hastalarda cerrahi yöntemlerle uyku apnesi tedavi edilebilir.
- Hidrosefali: Beyindeki odacıklarda beyin omurilik sıvısının birikerek beyne baskı uygulamasıyla ortaya çıkan bir rahatsızlıktır. Bebeklerde hidrosefali kafa büyümesine yol açarken, yetişkinlerde yürüme bozuklukları, hafıza problemleri ve tuvalet kontrolünde sorunlarla kendini belli eder. İlaç tedavisi ya da beyin cerrahisi ameliyatları tedavisinde ilk basamakları oluşturur.
- Huzursuz bacaklar sendromu: Genellikle uyurken ya da dinlenirken bacakları hareket ettirme isteği ile kendini gösteren bir rahatsızlıktır. Uyku bozukluklarına neden olur. Demir eksikliği ve dopamin seviyelerindeki değişiklik, huzursuz bacak sendromuna neden olabilir. Bunlara bağlıysa demir eksikliği ve dopamin seviyelerinin dengelenmesiyle huzursuz bacak sendromu tedavi edilebilir. Bunlara bağlı değilse ilaç tedavisi ve hayat tarzı değişiklikleri ile huzursuz bacak sendromu tedavi edilebilir.
Nörolojik Tanı ve Tetkik Yöntemleri Nelerdir?
- Manyetik Rezonans (MR) ve Bilgisayarlı Tomografi (BT): İnme, beyin travması ya da sinir sistemindeki bir sorunun belirlenmesi için özellikle BT görüntüleme yöntemi kullanılmaktadır. Alzheimer, demans, MS ve Parkinson hastalıklarında tanı ve tedavinin şekillenmesi adına daha çok MR görüntüleme yöntemi kullanılmaktadır.
- EEG (Elektroensefalografi): Beyindeki elektriksel aktiviteyi ölçen bir testtir. Kafa derisine yapıştırılan elektrotlar vasıtasıyla beyin hücrelerinin elektriksel aktiviteleri kayıt altına alınır. EEG özellikle epilepsi teşhisinde kullanılmaktadır. Ancak diğer beyin rahatsızlıklarının teşhisinde de kullanılmaktadır.
- EMG (Elektromiyografi): Kaslardaki elektriksel aktiviteyi ve kasların tepkisini ölçen bir testtir. Özellikle nöromüsküler anormallikleri tespit etmeye yardımcı olur.
- Lomber Ponksiyon: Halk arasında belden sıvı almak olarak bilinir. Bel bölgesindeki omurların arasından özel bir iğne ile beyin omurilik sıvısının boşaltılması işlemidir. Hidrosefali teşhisi, menenjit, MS veya enfeksiyon şüphesinde BOS analizi için uygulanır.
- MMSE testi: Mini mental durum testi olarak bilinir. Bilişsel bozukluğu kontrol etmek için hasta ile soru cevap şeklinde gerçekleştirilir. Alzheimer ya da diğer demans türlerinin belirlenmesi ya da kafa travmalarından sonra bilişsel hasarı belirlemek için uygulanabilir.
- Uyku Testi (Polisomnografi): Uyku bozukluklarını teşhis etmek için kullanılan bir testtir. Tamamen uyku halindeyken yapılır. Gece boyunca sürer. Uyku testinde; kalp atış hızı, beyin dalgaları, vücut pozisyonu, göz hareketleri, uzuv hareketleri, nefes alma düzenleri, kan oksijen seviyesi, horlama gibi durumlar kayıt altına alınır. Kayıt altına alınan bu veriler daha sonra uzman bir nörolog tarafından değerlendirilir. En çok uyku apnesinin teşhisi için kullanılır.
- VEP testi: Sinirlerin gözlerden beynin görsel korteksine elektriksel sinyaller göndermesi için geçen süreyi ölçer. Dama tahtası deseni gibi görsel uyaranlara yanıt olarak ortaya çıkan beyin dalgalarını analiz eder. Bu sayede görsel yolun bütünlüğünü değerlendirir. VEP testi genellikle MS (multipl skleroz), optik nörit veya tümörle ilgili hasarın teşhisinde yardımcı olur.
- SEP testi: Beyin ve omuriliğin dokunma gibi duyusal iletişimleri nasıl ilettiğini belirlemek için yapılan bir testtir. SEP testi daha çok MS hastalığı, periferik sinir hasarları, bel ve boyun fıtıkları teşhisinde kullanılabilir.