Kardiyoloji Bölümü
Kalp, vücudun en önemli organlarından birisidir. Durmadan, dinlenmeden çalışan kalbin yapısını ve rahatsızlıklarını daha yakından bilmek sağlıklı ve uzun bir ömrün de en önemli anahtarıdır. Kardiyoloji, hayati organımız kalbi ve kalbin rahatsızlıklarını inceler.
Daviva Sağlık Grubu Kardiyoloji bölümü, kalp sağlığınızı korumak için yüksek tansiyon, aritmi, kalp yetmezliği gibi rahatsızlıkların tanı, tedavisinde uzman kardiyoloji doktorları ve günün son teknolojileri ile hizmet vermektedir.
Kardiyoloji Nedir?
Kardiyoloji, kalbin elektriksel aktivitelerini, kan akışını ve mekanik hareketlerini inceleyen bilim dalıdır. Kardiyologlar, kalp hastalıklarının teşhis ve tedavisinde uzmanlaşmış doktorlardır. Hastaların tıbbi geçmişlerini değerlendirir, fiziksel muayeneler yapar, gerekli testleri uygular ve kişiye özel tedavi planları hazırlarlar. Ayrıca kalp sağlığını korumak için yaşam tarzı önerilerinde bulunurlar.
Kalp ve damar hastalıkları dünya genelinde hâlâ önde gelen ölüm nedenlerinden birisidir. Kardiyoloji konusunda yaşanan gelişmeler sayesinde kalp hastalıkları etkili bir şekilde tedavi edilerek kontrol altına alınabilmektedir.
Kardiyoloji Hangi Hastalıklara Bakar? / Kardiyoloji Neye Bakar?
Kalp hastalıkları sağlığı ciddi şekilde tehdit edebilir. Bu hastalıkları tanımak ve önleyici tedbirler almak, kalp sağlığını korumak adına önemlidir. Kardiyolojinin baktığı hastalıklar genel olarak şu şekilde sıralanabilir.
- Hipertansiyon (Yüksek Tansiyon): Atardamarlar, kanı kalpten vücudun diğer bölgelerine taşır. Kan bu sırada atardamar duvarlarına belirli bir basınç uygular. Bu basınç genellikle 120 / 80 mm Hg aralığındadır. Hipertansiyon ya da halk arasında bilinen ismiyle yüksek tansiyon normalden daha fazla kan basıncını ifade eder. Gün içerisindeki aktivitelere bağlı olarak tansiyon değerleri normal değerlerin üzerine çıkabilir. Ancak yüksek kan basıncının sürekli olması hipertansiyon olarak nitelendirilir. Yüksek tansiyon hiç belirti vermeden de ilerleyebilir. Sık görülen hipertansiyon belirtileri arasında; baş ağrısı, göğüs ağrısı, ödem, kalp çarpıntıları gelmektedir.
- Kalp Yetmezliği: Vücuda gerekli olan oksijen ve besin kalbin kanı pompalaması sayesinde gerçekleşir. Kalp yetmezliğinde zayıflayan kalp gerekli şekilde kanı pompalayamadığı için hücrelere yeterli kan sağlayamaz. Kalp bu eksikliği gidermek için büyür, kas kütlesi artar ve daha hızlı pompalama yapmaya çalışır. Kalbin yeterince pompalama hareketini yapamaması zamanla akciğer ve bacaklarda kan ve sıvı birikmesine yol açabilir. Ayrıca kalp yetmezliği, nefes darlığı, göğüs ağrısı, kalp çarpıntısı, yorgunluk gibi belirtilerle de kendini belli edebilir. Kalp yetmezliği ciddi bir durumdur ve genellikle tedavisi yoktur. Ancak kalp yetmezliği olan birçok kişi ilaçlar ve yaşam tarzı değişiklikleriyle rahat bir yaşam sürebilir.
- Koroner Arter Hastalığı (Damar Sertliği / Damar Tıkanıklığı): Halk arasında daha çok damar tıkanıklığı ya da damar sertliği olarak bilinen koroner arter hastalığı atardamarların iç kısmının çeşitli nedenlerden daralması sonucu kan akışının yavaşlamasıdır. Yağ ve kalsiyum birikmesi sonucu oluşan ateroskleroz, yüksek kolesterol, yüksek tansiyon (hipertansiyon), sigara içmek, sağlıksız beslenme gibi etkenler koroner arter hastalığı (damar tıkanıklığı) nedenleri arasındadır. Koroner arter hastalığı uzun bir süreçte gelişir. Göğüs ağrısı, nefes darlığı gibi belirtiler gösterir. Tanı, elektrokardiyogram (EKG) veya stres testi gibi çeşitli testler kullanılarak konulur.
- Aritmi (Kalp Ritmi Bozuklukları): Kalp ritim bozuklukları, diğer adıyla kardiyak aritmi halk arasında daha çok kalbin hızlı atması (taşikardi) ya da çarpıntı olarak bilinir. Ancak kalbin normalinden daha yavaş atması (bradikardi) veya düzensiz atması da aritmidir. Bu bozukluklar, kalbin kasılıp gevşemesini uyaran kalbin elektriksel sistemindeki bir problemden kaynaklanır. Kardiyak aritmiler bazen kalp sorunu olmayan kişilerde de görülebilir ve hayati sorunlara yol açmayabilir. Ancak aritmi daha ciddi sorunların da belirtisi olabilir. Altta yatan kardiyovasküler rahatsızlıklar, felç veya ani kalp ölümü gibi komplikasyonlara yol açabilir. Göğüs ağrısı, baş dönmesi, bayılma nöbetleri, düşük tansiyon aritmi belirtileri olabilir. İlaç tedavilerinin yanı sıra kardiyak ablasyon, kalp pili gibi tedavi yöntemleri bulunmaktadır.
- Kalp Kapak Hastalıkları: Kalp kapakçıkları kanın tek yönde akmasını sağlar. Bu kapakçıkların bir veya daha fazlasının çeşitli nedenlerden dolayı düzgün çalışamaması kalp kapak hastalıkları olarak tanımlanır. Yaygın kalp kapakçığı hastalıkları arasında daralma (stenoz), geri akış (regürjitasyon) veya gevşek kapakçıklar (prolapsus) bulunur. Tedavi edilmediği takdirde, kalp kapak hastalığı kan akışını azaltabilir ve kalbin daha fazla çalışmasına neden olabilir. İlaç tedavisi, kalp ameliyatı ya da girişimsel yöntemlerle kalp kapakçığı hastalıkları tedavi edilebilir.
- Kardiyomiyopati (Kalp Kası Hastalıkları): Kalp kasının bir hastalığıdır. Genişlemiş kardiyomiyopati, hipertrofik kardiyomiyopati gibi birçok kardiyomiyopati türü bulunmaktadır. Kardiyomiyopati kalbin sertleşmesine, büyümesine, kalınlaşmasına ve yara dokusu oluşmasına neden olabilir. Bu durumlar da kalbin kan pompalamasını zorlaştırır. Kardiyomiyopati ayrıca diğer bazı ciddi kalp rahatsızlıklarına da neden olabilir. Kalp çarpıntısı, göğüs ağrısı, aritmi, nefes darlığı kardiyomiyopati belirtileri arasındadır. İlaç tedavisinin yanı sıra kalp ameliyatları da tedavisinde kullanılan yöntemler arasındadır.
- Miyokardit / Perikardit (Kalp Kası ve Zarı İltihabı): Miyokardit ve perikardit, kalbi etkileyen iltihaplanma durumlarıdır. Miyokardit, kalp kası olan miyokardın iltihaplanmasıdır. Perikardit ise kalbi çevreleyen kese benzeri doku tabakası olan perikardın iltihaplanmasıdır. Miyokarditin belirtileri arasında göğüs ağrısı ve bazen ateş bulunur. Perikarditin belirtileri arasında ise ateş ve genellikle ani ve kısa süreli göğüs ağrısı bulunur. Göğüs ağrısı genellikle yatarken daha şiddetli yaşanır.
- Kalp Krizi: Kalp krizi veya miyokard enfarktüsü, kalbin miyokard adı verilen kas tabakasına yeterli kan akışının olmaması durumunda ortaya çıkan acil bir kalp sorunudur. Genellikle koroner kalp hastalığı nedeniyle kalp kaslarına giden kan akışı azalır ya da tamamen durur. Bu durum hiçbir belirti göstermeden yaşanabileceği gibi çok şiddetli belirtilerle de ortaya çıkabilir. Kalp krizinin en yaygın belirtisi genellikle ezici, sıkıştırıcı, baskıcı, ağır veya bazen bıçak saplanır gibi tanımlanan göğüs ağrısıdır. Göğüs ağrısı genellikle göğsün ortasında veya kaburgaların hemen altında yoğunlaşır ve kollara, karın bölgesine, boyuna, alt çeneye veya enseye yayılabilir. Kalp krizi tedavisi, kişinin durumunun ne kadar stabil olduğuna ve ölüm riskinin ne kadar yüksek olduğuna bağlıdır. Pıhtı giderici ve kan akışını artıran ilaçlar tedavinin ilk basamağını oluşturabilir. Balon ve stent tedavisi de kalp krizinde kullanılan tedavi yöntemleri arasındadır.
- Periferik arter hastalığı: Genellikle bacaklardaki arterlerin yağlı plaklar olarak tanımlanan ateroskleroz nedeniyle daralması veya tıkanmasıdır. Periferik arter hastalığı herhangi bir damarda görülebilir ancak daha çok bacak damarlarında ortaya çıkmaktadır. İlaçlar, yaşam şekli değişiklikleri tedavinin ilk basamağını oluşturur. Anjiyoplasti, aterektomi, periferik arter bypass ameliyatı da tedavide kullanılabilir.
- Doğumsal kalp hastalıkları: Doğumda mevcut olan kalp anormallikleridir. Kalbin duvarlarını, kapaklarını, atardamarlarını ve toplardamarlarını etkileyebilirler. Bazıları hafiftir ve önemli bir rahatsızlığa neden olmazken, diğerleri şiddetlidir ve acil tıbbi müdahale gerektirir.
Kalp Hastalıklarının Tanı ve Teşhisinde Kullanılan Yöntemler Nelerdir?
- Kan testleri: Kalp semptomlarının diğer nedenlerini elemek ve kalbi etkileyebilecek vücuttaki farklı seviyeleri ölçmek için yapılabilecek bir dizi kan testi vardır. Rutin kan testlerinin yanı sıra kalp krizinden sonra bazı kalp proteinleri yavaşça kana karışır. Bu proteinleri kontrol etmek için kan testleri yapılabilir.
- Ekokardiyografi: Ekokardiyogram veya halk arasındaki ismiyle Eko, kalbin ultrason taramasıdır. Kanın kalp ve kalp kapakçıklarından nasıl geçtiğini gösterir. Ekokardiyogram genellikle hastanede veya poliklinikte yapılan ağrısız bir işlemdir. Kalbin büyüklüğü, kalp kasının ne kadar iyi kasılıp gevşediği gibi görüntüler ekokardiyogram görüntüleme yöntemi ile belirlenebilir.
- Stres Ekokardiyografisi: Bu işlem, kalbin stres altındayken, genellikle egzersiz sonrasında veya kalbi daha fazla çalıştıran ilaçlar kullandıktan sonra yapılır. Basınç altında kan akışı ve kalp fonksiyonuyla ilgili sorunları belirlemeye yardımcı olur.
- Elektrokardiyogram (EKG): EKG olarak da bilinen test, kalbin elektriksel aktivitesini kaydeder. Kalp ritmi veya hızındaki herhangi bir sorunu belirlemeye yardımcı olur. EKG ağrısızdır ve yaklaşık 5-10 dakika sürer. Her ne kadar isimleri benzer olsa da, EKG ile kalbin taraması olan ekokardiyogram aynı test değildir.
- Efor Testi (Egzersiz Stres Testi): Kalbin aktivite sırasında nasıl çalıştığını gösterir. Efor testinden önce kalbin tepkilerini ölçmek için hastanın göğsüne elektrotlar yapıştırılır. Koşu bandı üzerinde yürürken tansiyon, kalp atış hızı, oksijen seviyeleri ve kalpteki elektriksel aktiviteler EKG ile kayıt altına alınır. Başlangıçta tempo kolaydır. Test devam ettikçe egzersiz zorlaşır. Belirli aralıklarla koşu bandının eğimi artırılarak kalbin aktiviteye verdiği yanıtlar değerlendirilir. Göğüs ağrısı, kan basıncında anormal artış, kalbin yeterli oksijen alamadığı durumlarda efor testi yarım bırakılabilir.
- Farmakolojik stres testi: Özellikle efor testi yapamayan hastalarda alternatif olarak farmakolojik stres testi kullanılabilir. Hasta damar yoluyla ilaç verilerek atardamarlar genişletilir. Bu da egzersizin etkilerine benzer şekilde kalp atış hızınızı ve kan akışınızı artırır.
- Transözofageal Ekokardiyogram (TEE Testi): Yemek borusuna yerleştirilen küçük bir tüp aracılığıyla kalbin net bir görüntüsünü sağlayan tanısal bir ultrason testidir. Kalbin görüntülerini almak için bir prob yemek borusundan aşağıya doğru yerleştirilmesiyle gerçekleştirilir. TEE, özellikle diğer tanısal yöntemlerin yeterli bilgi sağlayamadığı durumlarda kullanılır. Mitral kapak hastalığı, kalbin içindeki kan pıhtıları veya kitleleri, aort zarının diseksiyonu gibi durumların teşhisinde kullanılabilir.
- Eğim testi: Tilt Table Testi ya da eğik masa testi olarak da bilinen test bayılma ve baş dönmesinin nedenini belirlemek için kullanılır. Test sırasında, hasta yavaşça yukarı doğru eğilen bir masaya yatırılır. Kan basıncının ve kalp atış hızının yerçekimi kuvvetine nasıl tepki verdiği ölçülür.
- Miyokard perfüzyon taraması (Talyum Testi): Kalp kasına kan akışını gösteren bir testtir. Miyokard perfüzyon taramaları genellikle stres (egzersiz) ve dinlenme olmak üzere iki bölüme ayrılır. Testin stres bölümünde, hastanın koşu bandında egzersiz yapması istenir. Hasta koşu bandında egzersiz yapamayacak durumdaysa bunun yerine kalp atış hızınızı artıran bir ilaç verilebilir. Daha sonra kan dolaşımının tespit edilebilmesi için hastaya damar yoluyla özel bir kontrast madde verilir. Daha sonra hastanın göğsüne yakın bir yere kamera yerleştirilerek, röntgen çekimine benzer şekilde kalbin farklı bölümlerinin görüntüleri alınacaktır.
- Holter
Sürekli kayıt yapan taşınabilir bir cihazdır. Cep telefonu boyutlarında, taşıması kolay bir cihazdır. Farklı kullanım alanları bulunmaktadır.
- EKG Holter: Klinik uygulamada Holter monitör türleri arasında en yaygın kullanılanıdır. 24 - 48 saat boyunca sürekli olarak EKG verilerini kaydeder. Aritmi tespiti, kullanılan kalp ilaçlarının etkisini belirlemek ve koroner arter hastalığını takibi için kullanılabilir.
- Yama holter: Uzun süreli kullanım için tasarlanmış Holter monitörleri veya diğer adıyla yama monitörleri, geleneksel modellere göre önemli ölçüde daha uzun süre, 7 - 14 gün boyunca kalp aktivitesini kaydedebilen gelişmiş cihazlardır. Seyrek görülen aritmilerin tespiti, kalp pili ayarlamaları, baş dönmesi, çarpıntı veya bayılma ataklarının değerlendirilmesinde kullanılabilir.
- Olay izleyici holter: Semptomların düzensiz olduğu ve günlük olarak ortaya çıkmadığı durumlarda kullanılan aralıklı izleme cihazlarıdır. Geleneksel Holter cihazlarından farklı olarak, hasta semptomlar ortaya çıktığında cihazı etkinleştirir. Kalp çarpıntısı, baş dönmesi veya göğüs rahatsızlığı sırasında ortaya çıkan aritmileri tespit eder. Nadir görülen ritim bozukluklarını belirlemeye yardımcı olur.
- Mobil Kardiyak Telemetri (MCT): Tüm Holter monitör türleri arasında en gelişmiş olanıdır. Sürekli EKG izleme, otomatik veri iletimi ve izleme merkezlerine gerçek zamanlı uyarı gönderir.
- Tansiyon holteri: Hastanın koluna takılan bir manşon ve buna bağlı, bele kemerle tutturulan küçük bir kayıt cihazından oluşur. Genellikle 24 saat boyunca hastanın üzerinde kalır.
Koroner BT Anjiyografi: BT anjiyo olarak da bilinen görüntüleme yöntemi kalbe kan sağlayan atardamarları inceler. BT anjiyografi esas olarak kalpteki daralmış veya tıkalı arterleri kontrol etmek için yapılır. Koroner arter hastalığı belirtileri varsa yapılabilir. Ancak BT anjiyo diğer kalp rahatsızlıklarını da inceleyebilir.
Kardiyak MR: Kalp anatomisi, fizyolojisi ve patolojisini incelemek için kullanılan Manyetik Rezonans görüntüleme yöntemidir. Doğuştan kalp hastalıklarının belirlenmesi, kardiyomiyopati gibi kalp kası rahatsızlıkları, kalp tümörlerinin belirlenmesi veya kalp krizi sonrası kalp kasında oluşan hasarın belirlenmesi için kullanılabilir.
Kardiyoloji Bölümünde Uygulanan Girişimsel Tedavi Yöntemleri Nelerdir?
Girişimsel kardiyoloji tedavileri genellikle genel anestezi gerektirmeden damar yoluyla gerçekleştirilen yöntemlerdir. Yakın zamana kadar açık cerrahi yöntemlerde gerçekleştirilen birçok rahatsızlık girişimsel kardiyolojik yöntemlerle artık ameliyatsız tedavi edilebilmektedir.
- Anjiyoplasti: Koroner arterlerde daralmış bölgeleri genişletmek için kullanılır. Anjiyoplasti işleminde, ucunda küçük şişirilebilir bir balon bulunan ince, esnek bir tüp (kateter), arterin daralmış bölümüne yerleştirilir. Balon kısa bir süre şişirilerek plak, arter duvarına doğru itilir ve böylece kan akışı iyileşir. Koroner anjiyografi adı verilen benzer bir işlem, koroner arterlerdeki tıkanıklık derecesini değerlendirmeye yardımcı olur.
- Stent Yerleştirme: Girişimsel kardiyolojide en çok uygulanan işlemlerden bir tanesidir. Kan akışını iyileştirmek için daralan bölgeye küçük bir tel tüpün yerleştirilmesi işlemidir. Stent, tıkalı kan damarında kan akışını yeniden sağlayabilir. Stent yerleştirme, kalp krizi riskini önleyebilir hatta açık kalp ameliyatına olan ihtiyacı ortadan kaldırabilir. Stent, bir kateterin ucuna yerleştirilir ve anjiyoplastiye benzer şekilde bir atardamardan geçirilerek daralan bölgeye yerleştirilir.
- Transkateter Aort Kapak Değişimi (TAVİ): Kalp ameliyatına gerek kalmadan sorunlu aort kapakçığının değiştirilmesi işlemidir. Bu minimal invaziv işlem sırasında, eski hasarlı kapak çıkarılmadan yeni bir kapak yerleştirilir. Yeni kapak, hastalıklı kapağın içine yerleştirilir.
- TAVİ işlemi sırasında hasta genellikle uyanık ve sırt üstü yatmaktadır.
- Bir kateter atardamara yerleştirilir.
- Ardından kateter, aort kapağındaki açıklığa yerleştirilir.
- Metal veya hayvan dokusundan yapılmış yeni bir kapak, eski kapağın içine yerleştirilir.
- Mitra Klip: TAVİ işlemine benzer bir uygulamadır. Kalbin sol kulakçıkla sol karıncık arasındaki mitral kapağın yetersizliği durumunda uygulanan girişimsel kardiyolojik bir işlemdir.
- Kasık bölgesinden küçük bir kesi yapılarak kalbe kan taşıyan damara bir kateter yerleştirilir.
- Kateter, röntgen ve ekokardiyografi yardımıyla kalbe kadar ulaştırılır.
- Kateterin ucundaki küçük bir alet kullanılarak, kalp odacıklarını ayıran duvarda minik bir delik açılır.
- Klipsi kateterden geçirerek mitral kapağın kenarlarına yerleştirilerek sızıntı engellenir.
- Triküspit Klip: Kalpte bulunan triküspit kapakta yaşanan yetmezliklerin girişimsel olarak tedavi edildiği bir yöntemdir. Özellikle ilaç tedavisinin yeterli olmadığı hastalarda tercih edilebilir. TAVİ ve Mitra Klip işlemlerine benzer şekilde gerçekleştirilir.
- ASD Kapatma: ASD, kalbin iki üst odası (atriyum) arasındaki duvarda (septum) anormal bir açıklık bulunması durumudur. Doğuştan kaynaklanan bu sorunda oluşan açıklık çok fazla değilse bazı durumlarda delik kendiliğinden kapanabilir. Ancak açıklığın yani deliğin büyük olması durumunda kasık bölgesine yerleştirilen kateter yardımıyla açıklığın bulunduğu bölgeye kadar ilerleyip bu açıklık kapatılabilir.
- VSD Kapatma: ASD’ye benzer şekilde kalbin alt odacıklarını ayıran duvarda oluşan delik VSD olarak tanımlanır. Bu delik fazla büyük olursa kalp ve akciğerde kalıcı hasara yol açabilir. Atardamar yoluyla kalbe ulaşmak için bir kateter kullanılır. Kateter yardımıyla odacıklar arasındaki delik sentetik malzemeden yapılmış bir cihazla kapatılır.
- Ablasyon: Ablosyon tedavisi aritmi tedavisinde kullanılır. Kalbe elektriksel sinyalleri gönderen iletim sisteminde ortaya çıkan bir problem aritmiye neden olmaktadır. Genellikle aritminin ilk tedavisi ilaçlardır. Ancak ilaçlarla kontrol altına alınamayan durumlarda ablasyon tedavi yöntemi tercih edilebilir.
Ablasyon kasık veya bilek bölgesinden açılan küçük bir kesi yardımıyla yapılır. Kasık ya da bilek bölgesindeki kesiden atardamara bir kateter yerleştirilir. Aritmiye neden olan bölgeyi devre dışı bırakmak için ısı (radyofrekans enerjisi) veya dondurma (kriyoablasyon) kullanılır. Bu işlem, kalbin sorunlu bölgesindeki anormal elektriksel sinyalleri engellemeye yardımcı olmaktadır.
- Kalp Pili: Kalp hızını düzenleyen pille çalışan bir cihaz ameliyat yöntemiyle köprücük kemiğinin yakınındaki deri altına yerleştirilir.
- Karotis (Şah Damarı) Stentleme: Şah damarındaki tıkanıklıklar inme riskini artırmaktadır. Bu riski ortadan kaldırmak için Karotis (şah damarı) stentleme işlemi yapılmaktadır. Şah damarı stentleme işlemi genellikle lokal anestezi altında yapılmaktadır. Kateter yerleştirildikten sonra özel bir kontrast madde enjekte edilerek tıkanıklığın olduğu bölge tam olarak belirlenir. Daralan bölgeye yine bir kateter yardımıyla stent yerleştirilir.
Kardiyoloji Doktoruna (Kardiyolog) Ne Zaman Görünmelisiniz?
Merak edilen konulardan bir tanesi hangi belirtiler yaşandığında kardiyoloğa görünmesi gerektiğidir. Kalp rahatsızlıkları bazen hiçbir belirti vermeden ilerleyebilir. Ancak genel olarak kalp rahatsızlıklarında ortaya çıkan belirtiler şu şekildedir.
- Göğüs ağrısı: Kalp rahatsızlıklarının en belirgin belirtilerinden birisi göğüs ağrısıdır. Ancak her göğüs ağrısı da kalp rahatsızlıklarını işaret etmeyebilir. Özellikle aktiviteyle ortaya çıkan göğüsteki basınç hissi dikkate alınmalıdır. Bu durumda başvurulacak bir uzman kardiyolog, göğüs ağrısının nedenini ve uygun tedavi planını belirleyebilir.
- Hipertansiyon (Yüksek tansiyon): Kronik hipertansiyon kalbin daha fazla çalışmasına neden olur ve kalp krizi ile inme riskini artırabilir.
- Nefes darlığı, çarpıntı veya baş dönmesi: Bu belirtiler farklı rahatsızlıkların işareti de olabileceği gibi kalp hastalıklarının da ilk belirtileri arasındadır. Kardiyolog, bu belirtilerin kalp rahatsızlığının nedeni olup olmadığını belirleyebilir.
- Diyabet: Kalp damar hastalıkları ile diyabet arasında güçlü bir ilişki vardır. Kan şekerinin iyi kontrol edilmemesi, kan damarlarınızın işleyişini etkiler ve koroner arter hastalığı geliştirme riskini artırır. Bir kardiyolog, birinci basamak doktorunuzla birlikte çalışarak riski azaltabilecek tedavi veya önleme stratejilerini belirlemenize yardımcı olabilir.
- Sigara içmek: Kalp hastalığı için önlenebilir en önemli risk faktörlerinden biridir.
- Yüksek kolesterol: Atardamarlarda plak oluşumuna neden olabilir. Kolesterolü düşürmenin yollarından birinin de sağlıklı beslenmek olduğu unutulmamalıdır. Kalp hastalığı riskini azaltmak ve kolesterolü takip etme konusunda kardiyoloğa başvurulabilir.
- Kronik böbrek hastalığı: Böbreklerin düzgün çalışmaması kalp hastalığı riskini artırır. Böbrek hastalığı yüksek tansiyon ve arteriyel hastalıkla ilişkilidir. Böbrek rahatsızlığının kalbinizi nasıl etkilediğini belirlemek için kardiyoloğa başvurulması gerekir.
- Ailede kalp hastalığı öyküsü: Bazı kalp hastalıkları genetik olabilir. Eğer bir akrabanızda erken başlangıçlı kalp hastalığı varsa rutin kalp kontrolleri ihmal edilmemelidir.
- Periferik arter hastalığı: Atardamarlar, kalbinizden vücudunuzun geri kalanına oksijen açısından zengin kan taşıyan kan damarlarıdır. Bacak atardamarları veya beyne giden büyük kan damarları (karotis atardamarları) gibi diğer atardamarlarınızda bilinen bir hastalık varsa, koroner arter hastalığına yakalanma olasılığınız da daha yüksektir.