Çocuk ve Ergen Psikolojisi

Çocuk ve Ergen Psikolojisi (Pedagoji)

Çocukluk ve ergenlik, yetişkinlik döneminin alt yapısının oluşturur. Bu dönemde çocukları sosyal beceriler ve duygusal dünyasının temelleri atılır. Bu aynı zamanda ömür boyu sürecek kişilik yapısının da ilk kilometre taşlarıdır.

Çocukluk ve ergenlik döneminde karşılaşılan zorluklar bu açıdan düşünüldüğünde daha da önem kazanır.

Daviva Sağlık Grubu Çocuk ve Ergen Psikolojisi (Pedagoji) Bölümünde, çocukların zihinsel, ruhsal ve sosyal gelişimlerini titizlikle takip ediyoruz. Bu süreçte çocuklarımızın sadece sorunlarını çözmek değil potansiyellerini de ortaya çıkarmayı hedefliyoruz.

Çocukluk ve Ergenlik Döneminde Hangi Sorunlar Yaşanır?

Okul Çağı ve Öğrenme Süreçleri

Okul kaygısı

Okul kaygısı ya da okul fobisi çocuklarda farklı nedenlere bağlı olarak ortaya çıkabilir.

  • İlk kez okula gitmeye başlayan çocuklarda bu sık görülen bir durumdur. Bu durum, çocuğun normal ayrılık kaygısı veya anne babadan ayrılma korkusundan gelişebilir. Çoğu zaman okula başladıktan birkaç gün sonra kendiliğinden geçer.
  • Daha büyük çocuklarda ise okul kaygısı okulda başlarına gelebilecek gerçek bir korkuya dayalı olabilir. Bu kötü davranan bir öğretmen veya akrandan kaynaklanabilir. Bu durumda, çocuğunuzun korkularına neyin sebep olduğunu öğrenmek için onunla konuşmanız önemlidir.
  • Bazen çocuk okulu sevse bile anne babadan ayrılmak zor gelebilir.

Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu

Erken çocukluk döneminde başlayan bir gelişim bozukluğudur. Bu çocuklar; konsantre olmak konusunda zorluk çeker. Aynı zamanda dikkatleri çabuk dağılır. Bazen aşırı hareketli olurlar ve sıralarını bekleme konusunda sabırsız davranabilirler. Bu durum hem eğitim hayatını hem de arkadaşlarıyla olan ilişkilerini olumsuz etkileyebilir. Davranış terapisi gibi terapiler dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu tedavisinde etkilidir.

Öğrenme güçlükleri

Öğrenme güçlükleri, okuma, yazma ve matematik gibi temel akademik becerilerin yanı sıra organizasyon ve hafıza becerilerini de etkileyen nörolojik temelli işlemleme sorunlarıdır. Öğrenme güçlükleri çocuklarda zekanın bir ölçütü değildir. Öğrenme güçlüğü olan çocuklar genellikle akranları kadar zekidir ancak bilgiyi farklı şekilde işlerler.

Öğrenme güçlüklerinin farklı tipleri bulunur

  • Disleksi: Okuma, yazma ve dil işlemeyi etkiler.
  • Diskalkuli: Sayıları, zamanı ve parayı anlama gibi matematiksel zorluklara neden olur.
  • Disgrafi: El yazısı ve fikirleri organize etme de dahil olmak üzere yazmada zorluğa neden olur.
  • Dispraksi: Motor becerileri, koordinasyonu ve bazen duyusal işlemeyi etkiler.

Öğrenme güçlükleri tamamen tedavi edilebilen durumlar değildir. Bireyselleştirilmiş eğitim programları tedavinin ilk basamağını oluşturur. Doğru tedavi yaklaşımı ile bi çocuklar eğitim hayatlarını ve yaşamlarını normal şekilde sürdürebilirler.

Sınav kaygısı

Çocuklarda sınav kaygısı yaygındır. Aslında bu durum normaldir ancak bazı çocuklarda bu kaygı panik atak seviyesinde yaşanabilir.

Çocuklarda sınav kaygısının belirtileri şu şekilde olabilir

  • Baş ağrısı
  • Mide bulantısı
  • Karın ağrısı
  • Baş dönmesi gibi fiziksel belirtiler yaşanabilir.

Bu belirtilerden farklı olarak

  • Çalışmaktan veya okuldan kaçınma
  • İştah azalması
  • Uyku düzeninde bozulma
  • Artan sinirlilik

Bilişsel davranışçı terapi, gevşeme egzersizleri, çalışma düzeninin değiştirilmesi sınav kaygısının tedavisinde ilk seçeneklerdir.

Ergenlik Dönemi

Kimlik Arayışı ve Özgüven

  • Ergenlik, özgürlük arayışı, akranlarla bağlantı kurma ve gelişen kişisel değerler için kritik bir dönemdir. Bu süreç, ergenlerin kendilerini akranları, aileleri ve sosyal medya üzerinden değerlendirmeleriyle sıklıkla kimlik krizlerine, düşük benlik saygısına ve sosyal kaygıya yol açar.
  • Gençler genellikle farklı roller, değerler ve inançlarla denemeler yaparlar. Bu da içsel çatışmaya ve kim oldukları konusunda kafa karışıklığına yol açar.
  • Özgüven, akran baskısı, okul baskısı ve yoğun uyum sağlama ihtiyacı nedeniyle sıklıkla azalır ve bu da depresyon ve kaygıya yol açar.
  • Gençler son derece özbilinçlidir ve sürekli olarak başkaları tarafından yargılanıyormuş gibi hissederler.
  • Öz değerlendirme, içsel onaydan ziyade sosyal medya ve akran karşılaştırmasından büyük ölçüde etkilenir.

Kimlik arayışı ve özgüven sorunu yaşayanlarda, bilişsel davranışçı terapi, kabul ve kararlılık terapisi ile aile danışmanlığı ilk seçenekler arasındadır.

Aile İçi İletişim Sorunları

Ergenlerde aile içi iletişim sorunları genellikle özgürlük ya da özerklik arayışından kaynaklanır. Bu da ergenlerde olumsuz iletişime, duygusal paylaşımın azalmasına ve çatışmanın artmasına yol açar. Bu durum genellikle ergen ihtiyaçları ile ebeveyn kontrolü arasındaki bir uçurumdan kaynaklanır. Bu sorunlar ergenlerde artan yalnızlığa, depresyona ve düşük öz saygıya neden olabilir.

  • Ergenlik dönemindeki çocuklar açık diyalog yerine genellikle düşmanca, öfkeli etkileşimlere geçer.
  • Ergenler doğal olarak daha fazla bağımsızlık ararlar. Bu da aile bireyleriyle iletişimden uzaklaşmalarına yol açabilir.
  • Ergenler genellikle kendi doğrularının değersizleştirildiği katı, yüksek uyumluluk ortamlarına direnirler. Bu da direnç ve sessizliğe yol açar.
  • Ergenler genellikle sağlık sorunları veya duygusal mücadeleler gibi karmaşık konuları tartışmakta zorlanırlar ve aile üyelerini endişelerinden korumayı tercih ederler.
  • Ergenler, ebeveynlerinin bakış açılarıyla çatışabilecek benzersiz değerler ve inançlar geliştirirler.
  • Odak noktası akranlara kaydıkça, ergenler ebeveynleriyle iletişim kurmayı önemsiz bulabilirler.
  • Televizyon, bilgisayar ya da oyun konsollarının başında geçen üre arttıkça yüz yüze iletişimin azalmasına yol açabilir.

Kötü, gergin veya yetersiz iletişim ergenlerde;

  • Kaygı
  • Depresyon
  • Özgüvensizlik
  • İtaatsizlik
  • Madde kullanımı gibi sorunlara yol açabilir.

Dijital Bağımlılık ve Sosyal Medya Sorunları

  • Yoğun sosyal medya kullanımı, depresyon, kaygı, sosyal kıyaslama ve yalnızlıkla yakından ilişkilidir.
  • Sosyal medya veya dijital oyunların başında geçirilen uzun ekran süresi, uyku bozukluğuna, hareketsiz yaşama ve hatta göz yorgunluğu veya karpal tünel sendromu gibi fiziksel semptomlara yol açabilir.
  • Sosyal becerilerde azalma yaşanabilir.

Bu gibi durumlarda ailelere önemli görevler düşmektedir.

  • Özellikle yatmadan önce ekran süresini kısıtlamak, uykuyu iyileştirmek ve kaygıyı azaltmak için önermektedir.
  • Fiziksel aktivite ve yüz yüze sosyal etkileşim teşvik edilmelidir. Bu dijital platformlara olan bağımlılığı azaltmaya yardımcı olabilir

Çocuk ve Ergen Psikolojisi (Pedagoji) Bölümünde Uygulanan Terapiler

Oyun terapisi: Gelişimsel olarak uygun, kanıta dayalı bir psikoterapi yöntemidir. Oyun terapisinde çocuklar, içsel ve gerçek yaşam deneyimlerini kapasite geliştirebilirler. Oyun terapisi, çocukların duygusal tepkilerini ifade etmelerine, düzenlemelerine, iletişim kurmalarına, yeni beceriler uygulamalarına ve ustalaşmalarına olanak tanır.

Bilişsel davranışçı terapi: Çocuklar, ergenler ve yetişkinlerde kullanılan psikoterapi yöntemidir. Düşünceler ve davranışların birbirine bağlı olduğu fikrine dayanır. İnsanların davranışlarını olumsuz etkileyen düşünceleri anlamalarına ve bunlara meydan okumalarına yardımcı olur. Genellikle belirli sayıda seans üzerinden gerçekleştirilir ve çözüm odaklı bir terapi türüdür.

Kabul ve kararlılık terapisi: 5-12 yaş arası çocuklarda duygusal esnekliği artırmak, kaygı, öfke ve zorlu duygularla başa çıkmalarını sağlamak için kullanılan kanıta dayalı bir yaklaşımdır.

Değerlendirme amacıyla uygulanan birtakım testler:

WISC 4 zeka testi: 6-16 yaş arası çocuklar için bireysel olarak uygulanan bilişsel değerlendirme testidir. Bu testten elde edilen puanlar öğrenme güçlüklerini ve dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğunu teşhis etmek için klinik bir araç olarak kullanılabilir.

WISC 4 zekâ testi bu testi uygulamaya yetkin bir psikolog tarafından bire bir olarak uygulanır. Testin süresi çocuğa bağlı olarak değişiklik gösterebilir, genellikle 45- 90 dk arasında sürebilir.

Denver gelişimsel tarama testi: 0-6 yaş arası çocukların gelişim düzeylerini belirlemek için uygulanır. Bu değerlendirme çocuğun; kaba motor becerilerinin, dil becerilerinin, ince motor becerilerinin ve kişisel sosyal becerilerinin düzeyi hakkında bilgi olunmasını sağlar.

Çocuğun ruhsal işleyişinin değerlendirilmesi testi: Rorschach testi, 3 yaşından itibaren çocuklara uygulanan, mürekkep lekeleri aracılığıyla ruhsal yapıyı, duygusal çatışmaları, savunma mekanizmalarını ve ego işlevselliğini psikanalitik temelde inceleyen projektif bir yöntemdir. Çocukların iç dünyasını, duygusal regülasyon kapasitesini ve benlik bütünlüğünü anlamaya yardımcı olur.

Moxo Dikkat Testi: Çocuklarda ve ergenlerde Dikkat, Zamanlama, Dürtüsellik ve Hiperaktivite performansını ölçen, görüş ve duygu içermeyen, psikolog odasındaki bilgisayar üzerinde online olarak uygulanan bir testtir.

Sık Sorulan Sorular

Randevu Al